Instagram Logo

212studio

212 Studio

An Istanbul-based agency built to enable creative expression and contribute to the art&culture scene globally. @212magazine @212photographyistanbul

1.2K
posts
403
followers
16.6K
following

Yılda iki kez yayımlanan ve uluslararası edisyonuyla 42 ülkede okurlarıyla buluşan @212magazine’in 21. sayısı çıktı.

Bu sayının çıkış noktasındaki ifade “Dear John”. Bir vedanın dili olarak bilinir; ama her veda aynı zamanda bir farkındalık anıdır. Bir dönemin kapandığını ve başka bir şeyin başladığını fark ettiğimiz o kısa an. Türkçe’de “Çağımıza Mektup” olarak karşılık bulan bu ifade ile İlkbahar/Yaz 2026 sayımız, adını bugün büyük ölçüde yitirdiğimiz mektuplaşma ihtiyacından alıyor. Alışıldık anlatıların geçerliliğini yitirdiği bir çağda, kelimeleri seçmeye ve hissetmeye ayırdığımız o özenli zamanlara öykünüyor.

Bu sayıda Yuval Noah Harari, Paolo Sorrentino, Mason Currey ve CB Hoyo ile söyleşilerin yanı sıra; Luigi Ghirri, Bharat Sikka, Louise Desnos, Sohrab Hura ve Vicky Martin gibi isimlerin üretimleri yer alıyor.

İlk kapak: ‘SOFT THUNDER’
Michael Rider’ın @celine İlkbahar 2026 koleksiyonundan görünümler ile.
Yayin Direktörü: @mervearkunlar
Fotoğraf: @ethanjhart_ / Artem Project @artemprojects
Moda Editörü: Joana Dacheville joana_dacheville / Saint Germain @saint_germain_agency

İkinci kapak: ‘A GILDED PAUSE’
Demna’nın @gucci La Famiglia Koleksiyonu’ndan görünümler ile.
Fotoğraf: Joss McKinley @jossmckinley / Together Associates @togetherassociates
Moda Editörü: Douglas Miller @douglaswamiller

Tüm krediler yorumlarda.


3
2
1 months ago


Yılda iki kez yayımlanan ve uluslararası edisyonuyla 42 ülkede okurlarıyla buluşan @212magazine’in 21. sayısı çıktı.

Bu sayının çıkış noktasındaki ifade “Dear John”. Bir vedanın dili olarak bilinir; ama her veda aynı zamanda bir farkındalık anıdır. Bir dönemin kapandığını ve başka bir şeyin başladığını fark ettiğimiz o kısa an. Türkçe’de “Çağımıza Mektup” olarak karşılık bulan bu ifade ile İlkbahar/Yaz 2026 sayımız, adını bugün büyük ölçüde yitirdiğimiz mektuplaşma ihtiyacından alıyor. Alışıldık anlatıların geçerliliğini yitirdiği bir çağda, kelimeleri seçmeye ve hissetmeye ayırdığımız o özenli zamanlara öykünüyor.

Bu sayıda Yuval Noah Harari, Paolo Sorrentino, Mason Currey ve CB Hoyo ile söyleşilerin yanı sıra; Luigi Ghirri, Bharat Sikka, Louise Desnos, Sohrab Hura ve Vicky Martin gibi isimlerin üretimleri yer alıyor.

İlk kapak: ‘SOFT THUNDER’
Michael Rider’ın @celine İlkbahar 2026 koleksiyonundan görünümler ile.
Yayin Direktörü: @mervearkunlar
Fotoğraf: @ethanjhart_ / Artem Project @artemprojects
Moda Editörü: Joana Dacheville joana_dacheville / Saint Germain @saint_germain_agency

İkinci kapak: ‘A GILDED PAUSE’
Demna’nın @gucci La Famiglia Koleksiyonu’ndan görünümler ile.
Fotoğraf: Joss McKinley @jossmckinley / Together Associates @togetherassociates
Moda Editörü: Douglas Miller @douglaswamiller

Tüm krediler yorumlarda.


3
2
1 months ago

Villa Medici’deki retrospektif, @agnes.varda’nın bakışını şekillendiren iki başlangıç noktasına dönüyor: fotoğraf ve 1950’lerin başında yerleştiği Rue Daguerre’deki avlu-atölye.

Zaman içerisinde çekim stüdyosuna, fotoğraf laboratuvarına ve 1954’teki ilk sergisine ev sahipliği yapan bu mekân, Jacques Demy ile paylaştığı hayatın da yaratıcı çekirdeğine dönüşüyor.

Varda’nın fotoğrafçı ve sinemacı kimliklerini yan yana getiren sergi 130 orijinal baskının yanı sıra film parçaları, yayınlar, arşiv belgeleri, afişler, set fotoğrafları ve kişisel objelerle kurgulanmış.

Serginin İtalya bölümünde ise Varda’nın 1959 ve 1963 yıllarında çektiği, ilk kez bu kapsamda bir araya getirilen fotoğraflar yer alıyor. Venedik ve çevresinden Villa della Torre’ye, Bomarzo Bahçeleri’nden Luchino Visconti portrelerine ve Jean-Luc Godard’ın “Le Mépris” setine uzanan seçki, Varda’nın gölge, kontrast, yüzey ve tesadüflerle kurduğu görsel dili görünür kılıyor.

Agnès Varda’nın üretimi, Bologna’daki Galleria Modernissimo’da, Viva Varda sergisiyle 10 Ocak 2027’ye kadar yeniden ele alınacak.


3
2
14 hours ago

Villa Medici’deki retrospektif, @agnes.varda’nın bakışını şekillendiren iki başlangıç noktasına dönüyor: fotoğraf ve 1950’lerin başında yerleştiği Rue Daguerre’deki avlu-atölye.

Zaman içerisinde çekim stüdyosuna, fotoğraf laboratuvarına ve 1954’teki ilk sergisine ev sahipliği yapan bu mekân, Jacques Demy ile paylaştığı hayatın da yaratıcı çekirdeğine dönüşüyor.

Varda’nın fotoğrafçı ve sinemacı kimliklerini yan yana getiren sergi 130 orijinal baskının yanı sıra film parçaları, yayınlar, arşiv belgeleri, afişler, set fotoğrafları ve kişisel objelerle kurgulanmış.

Serginin İtalya bölümünde ise Varda’nın 1959 ve 1963 yıllarında çektiği, ilk kez bu kapsamda bir araya getirilen fotoğraflar yer alıyor. Venedik ve çevresinden Villa della Torre’ye, Bomarzo Bahçeleri’nden Luchino Visconti portrelerine ve Jean-Luc Godard’ın “Le Mépris” setine uzanan seçki, Varda’nın gölge, kontrast, yüzey ve tesadüflerle kurduğu görsel dili görünür kılıyor.

Agnès Varda’nın üretimi, Bologna’daki Galleria Modernissimo’da, Viva Varda sergisiyle 10 Ocak 2027’ye kadar yeniden ele alınacak.


3
2
14 hours ago

Villa Medici’deki retrospektif, @agnes.varda’nın bakışını şekillendiren iki başlangıç noktasına dönüyor: fotoğraf ve 1950’lerin başında yerleştiği Rue Daguerre’deki avlu-atölye.

Zaman içerisinde çekim stüdyosuna, fotoğraf laboratuvarına ve 1954’teki ilk sergisine ev sahipliği yapan bu mekân, Jacques Demy ile paylaştığı hayatın da yaratıcı çekirdeğine dönüşüyor.

Varda’nın fotoğrafçı ve sinemacı kimliklerini yan yana getiren sergi 130 orijinal baskının yanı sıra film parçaları, yayınlar, arşiv belgeleri, afişler, set fotoğrafları ve kişisel objelerle kurgulanmış.

Serginin İtalya bölümünde ise Varda’nın 1959 ve 1963 yıllarında çektiği, ilk kez bu kapsamda bir araya getirilen fotoğraflar yer alıyor. Venedik ve çevresinden Villa della Torre’ye, Bomarzo Bahçeleri’nden Luchino Visconti portrelerine ve Jean-Luc Godard’ın “Le Mépris” setine uzanan seçki, Varda’nın gölge, kontrast, yüzey ve tesadüflerle kurduğu görsel dili görünür kılıyor.

Agnès Varda’nın üretimi, Bologna’daki Galleria Modernissimo’da, Viva Varda sergisiyle 10 Ocak 2027’ye kadar yeniden ele alınacak.


3
2
14 hours ago

Villa Medici’deki retrospektif, @agnes.varda’nın bakışını şekillendiren iki başlangıç noktasına dönüyor: fotoğraf ve 1950’lerin başında yerleştiği Rue Daguerre’deki avlu-atölye.

Zaman içerisinde çekim stüdyosuna, fotoğraf laboratuvarına ve 1954’teki ilk sergisine ev sahipliği yapan bu mekân, Jacques Demy ile paylaştığı hayatın da yaratıcı çekirdeğine dönüşüyor.

Varda’nın fotoğrafçı ve sinemacı kimliklerini yan yana getiren sergi 130 orijinal baskının yanı sıra film parçaları, yayınlar, arşiv belgeleri, afişler, set fotoğrafları ve kişisel objelerle kurgulanmış.

Serginin İtalya bölümünde ise Varda’nın 1959 ve 1963 yıllarında çektiği, ilk kez bu kapsamda bir araya getirilen fotoğraflar yer alıyor. Venedik ve çevresinden Villa della Torre’ye, Bomarzo Bahçeleri’nden Luchino Visconti portrelerine ve Jean-Luc Godard’ın “Le Mépris” setine uzanan seçki, Varda’nın gölge, kontrast, yüzey ve tesadüflerle kurduğu görsel dili görünür kılıyor.

Agnès Varda’nın üretimi, Bologna’daki Galleria Modernissimo’da, Viva Varda sergisiyle 10 Ocak 2027’ye kadar yeniden ele alınacak.


3
2
14 hours ago

Villa Medici’deki retrospektif, @agnes.varda’nın bakışını şekillendiren iki başlangıç noktasına dönüyor: fotoğraf ve 1950’lerin başında yerleştiği Rue Daguerre’deki avlu-atölye.

Zaman içerisinde çekim stüdyosuna, fotoğraf laboratuvarına ve 1954’teki ilk sergisine ev sahipliği yapan bu mekân, Jacques Demy ile paylaştığı hayatın da yaratıcı çekirdeğine dönüşüyor.

Varda’nın fotoğrafçı ve sinemacı kimliklerini yan yana getiren sergi 130 orijinal baskının yanı sıra film parçaları, yayınlar, arşiv belgeleri, afişler, set fotoğrafları ve kişisel objelerle kurgulanmış.

Serginin İtalya bölümünde ise Varda’nın 1959 ve 1963 yıllarında çektiği, ilk kez bu kapsamda bir araya getirilen fotoğraflar yer alıyor. Venedik ve çevresinden Villa della Torre’ye, Bomarzo Bahçeleri’nden Luchino Visconti portrelerine ve Jean-Luc Godard’ın “Le Mépris” setine uzanan seçki, Varda’nın gölge, kontrast, yüzey ve tesadüflerle kurduğu görsel dili görünür kılıyor.

Agnès Varda’nın üretimi, Bologna’daki Galleria Modernissimo’da, Viva Varda sergisiyle 10 Ocak 2027’ye kadar yeniden ele alınacak.


3
2
14 hours ago

Villa Medici’deki retrospektif, @agnes.varda’nın bakışını şekillendiren iki başlangıç noktasına dönüyor: fotoğraf ve 1950’lerin başında yerleştiği Rue Daguerre’deki avlu-atölye.

Zaman içerisinde çekim stüdyosuna, fotoğraf laboratuvarına ve 1954’teki ilk sergisine ev sahipliği yapan bu mekân, Jacques Demy ile paylaştığı hayatın da yaratıcı çekirdeğine dönüşüyor.

Varda’nın fotoğrafçı ve sinemacı kimliklerini yan yana getiren sergi 130 orijinal baskının yanı sıra film parçaları, yayınlar, arşiv belgeleri, afişler, set fotoğrafları ve kişisel objelerle kurgulanmış.

Serginin İtalya bölümünde ise Varda’nın 1959 ve 1963 yıllarında çektiği, ilk kez bu kapsamda bir araya getirilen fotoğraflar yer alıyor. Venedik ve çevresinden Villa della Torre’ye, Bomarzo Bahçeleri’nden Luchino Visconti portrelerine ve Jean-Luc Godard’ın “Le Mépris” setine uzanan seçki, Varda’nın gölge, kontrast, yüzey ve tesadüflerle kurduğu görsel dili görünür kılıyor.

Agnès Varda’nın üretimi, Bologna’daki Galleria Modernissimo’da, Viva Varda sergisiyle 10 Ocak 2027’ye kadar yeniden ele alınacak.


3
2
14 hours ago


İstanbul’da farklı disiplinlerden tasarımcılardan bağımsız stüdyolara ve sanatçılara uzanan yaratıcı ekosistemi buluşturan @mercadodesigndays’e ilk yılından beri ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyuyoruz. Tasarımı bir sergi formatının ötesinde, gündelik hayatla temas eden ve sürekli hareket halinde olan canlı bir yapı ve ihtiyaç olarak ele alan etkinlik ikinci yılında 14-17 Mayıs tarihlerinde 212 Studio’nun iki katına yayılan yaratıcı üretimleri bir araya getiriyor.

Sergi paralelinde gerçekleşen konuşma ve panel serisi 16 Mayıs’ta farklı disiplinlerden yaratıcı isimlerle gün boyu devam ediyor. El yapımı seramik üretimleriyle öne çıkan @bilge.ceramics, deneysel tasarım pratiği Ilaerg, görsel anlatı odaklı @studiosayo seramik ve obje stüdyosu @yel.studios, Kale Tasarım ve Sanat Merkezi (@ktsm_org) multidisipliner yaratıcı stüdyo @edetri________ , mimari görselleştirme pratiği @yontstudio ve @212photographyistanbul gibi isimler yer alıyor.

Programın tamamını incelemek ve 16 Mayıs panelleri için ücretsiz olarak yerinizi ayırtmak için mercadodesigndays.com’u ziyaret edebilirsiniz.

//

We are pleased to host Mercado Design Days for the second year, bringing together Istanbul’s creative ecosystem — from multidisciplinary designers to independent studios and artists. Approaching design not only as an exhibition format but as a living structure that continuously interacts with everyday life, the event returns between 14–17 May, bringing together a wide range of creative productions across the two floors of 212 Studio.

Talks and panel series running alongside the exhibition will take place on 16 May, featuring a full-day program with creative voices from different disciplines. The program includes Bilge Ceramics, Studio Sayo, Edetri, Metastudio, and Bureau, who will share their creative processes and multidisciplinary practices throughout the day. 212 Photography Istanbul is also part of the program.

For the full program and to reserve your free spot for the 16 May panels, please visit mercadodesigndays.com.


3
7
1 days ago

İstanbul’da farklı disiplinlerden tasarımcılardan bağımsız stüdyolara ve sanatçılara uzanan yaratıcı ekosistemi buluşturan @mercadodesigndays’e ilk yılından beri ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyuyoruz. Tasarımı bir sergi formatının ötesinde, gündelik hayatla temas eden ve sürekli hareket halinde olan canlı bir yapı ve ihtiyaç olarak ele alan etkinlik ikinci yılında 14-17 Mayıs tarihlerinde 212 Studio’nun iki katına yayılan yaratıcı üretimleri bir araya getiriyor.

Sergi paralelinde gerçekleşen konuşma ve panel serisi 16 Mayıs’ta farklı disiplinlerden yaratıcı isimlerle gün boyu devam ediyor. El yapımı seramik üretimleriyle öne çıkan @bilge.ceramics, deneysel tasarım pratiği Ilaerg, görsel anlatı odaklı @studiosayo seramik ve obje stüdyosu @yel.studios, Kale Tasarım ve Sanat Merkezi (@ktsm_org) multidisipliner yaratıcı stüdyo @edetri________ , mimari görselleştirme pratiği @yontstudio ve @212photographyistanbul gibi isimler yer alıyor.

Programın tamamını incelemek ve 16 Mayıs panelleri için ücretsiz olarak yerinizi ayırtmak için mercadodesigndays.com’u ziyaret edebilirsiniz.

//

We are pleased to host Mercado Design Days for the second year, bringing together Istanbul’s creative ecosystem — from multidisciplinary designers to independent studios and artists. Approaching design not only as an exhibition format but as a living structure that continuously interacts with everyday life, the event returns between 14–17 May, bringing together a wide range of creative productions across the two floors of 212 Studio.

Talks and panel series running alongside the exhibition will take place on 16 May, featuring a full-day program with creative voices from different disciplines. The program includes Bilge Ceramics, Studio Sayo, Edetri, Metastudio, and Bureau, who will share their creative processes and multidisciplinary practices throughout the day. 212 Photography Istanbul is also part of the program.

For the full program and to reserve your free spot for the 16 May panels, please visit mercadodesigndays.com.


3
7
1 days ago

İstanbul’da farklı disiplinlerden tasarımcılardan bağımsız stüdyolara ve sanatçılara uzanan yaratıcı ekosistemi buluşturan @mercadodesigndays’e ilk yılından beri ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyuyoruz. Tasarımı bir sergi formatının ötesinde, gündelik hayatla temas eden ve sürekli hareket halinde olan canlı bir yapı ve ihtiyaç olarak ele alan etkinlik ikinci yılında 14-17 Mayıs tarihlerinde 212 Studio’nun iki katına yayılan yaratıcı üretimleri bir araya getiriyor.

Sergi paralelinde gerçekleşen konuşma ve panel serisi 16 Mayıs’ta farklı disiplinlerden yaratıcı isimlerle gün boyu devam ediyor. El yapımı seramik üretimleriyle öne çıkan @bilge.ceramics, deneysel tasarım pratiği Ilaerg, görsel anlatı odaklı @studiosayo seramik ve obje stüdyosu @yel.studios, Kale Tasarım ve Sanat Merkezi (@ktsm_org) multidisipliner yaratıcı stüdyo @edetri________ , mimari görselleştirme pratiği @yontstudio ve @212photographyistanbul gibi isimler yer alıyor.

Programın tamamını incelemek ve 16 Mayıs panelleri için ücretsiz olarak yerinizi ayırtmak için mercadodesigndays.com’u ziyaret edebilirsiniz.

//

We are pleased to host Mercado Design Days for the second year, bringing together Istanbul’s creative ecosystem — from multidisciplinary designers to independent studios and artists. Approaching design not only as an exhibition format but as a living structure that continuously interacts with everyday life, the event returns between 14–17 May, bringing together a wide range of creative productions across the two floors of 212 Studio.

Talks and panel series running alongside the exhibition will take place on 16 May, featuring a full-day program with creative voices from different disciplines. The program includes Bilge Ceramics, Studio Sayo, Edetri, Metastudio, and Bureau, who will share their creative processes and multidisciplinary practices throughout the day. 212 Photography Istanbul is also part of the program.

For the full program and to reserve your free spot for the 16 May panels, please visit mercadodesigndays.com.


3
7
1 days ago

İstanbul’da farklı disiplinlerden tasarımcılardan bağımsız stüdyolara ve sanatçılara uzanan yaratıcı ekosistemi buluşturan @mercadodesigndays’e ilk yılından beri ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyuyoruz. Tasarımı bir sergi formatının ötesinde, gündelik hayatla temas eden ve sürekli hareket halinde olan canlı bir yapı ve ihtiyaç olarak ele alan etkinlik ikinci yılında 14-17 Mayıs tarihlerinde 212 Studio’nun iki katına yayılan yaratıcı üretimleri bir araya getiriyor.

Sergi paralelinde gerçekleşen konuşma ve panel serisi 16 Mayıs’ta farklı disiplinlerden yaratıcı isimlerle gün boyu devam ediyor. El yapımı seramik üretimleriyle öne çıkan @bilge.ceramics, deneysel tasarım pratiği Ilaerg, görsel anlatı odaklı @studiosayo seramik ve obje stüdyosu @yel.studios, Kale Tasarım ve Sanat Merkezi (@ktsm_org) multidisipliner yaratıcı stüdyo @edetri________ , mimari görselleştirme pratiği @yontstudio ve @212photographyistanbul gibi isimler yer alıyor.

Programın tamamını incelemek ve 16 Mayıs panelleri için ücretsiz olarak yerinizi ayırtmak için mercadodesigndays.com’u ziyaret edebilirsiniz.

//

We are pleased to host Mercado Design Days for the second year, bringing together Istanbul’s creative ecosystem — from multidisciplinary designers to independent studios and artists. Approaching design not only as an exhibition format but as a living structure that continuously interacts with everyday life, the event returns between 14–17 May, bringing together a wide range of creative productions across the two floors of 212 Studio.

Talks and panel series running alongside the exhibition will take place on 16 May, featuring a full-day program with creative voices from different disciplines. The program includes Bilge Ceramics, Studio Sayo, Edetri, Metastudio, and Bureau, who will share their creative processes and multidisciplinary practices throughout the day. 212 Photography Istanbul is also part of the program.

For the full program and to reserve your free spot for the 16 May panels, please visit mercadodesigndays.com.


3
7
1 days ago

İstanbul’da farklı disiplinlerden tasarımcılardan bağımsız stüdyolara ve sanatçılara uzanan yaratıcı ekosistemi buluşturan @mercadodesigndays’e ilk yılından beri ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyuyoruz. Tasarımı bir sergi formatının ötesinde, gündelik hayatla temas eden ve sürekli hareket halinde olan canlı bir yapı ve ihtiyaç olarak ele alan etkinlik ikinci yılında 14-17 Mayıs tarihlerinde 212 Studio’nun iki katına yayılan yaratıcı üretimleri bir araya getiriyor.

Sergi paralelinde gerçekleşen konuşma ve panel serisi 16 Mayıs’ta farklı disiplinlerden yaratıcı isimlerle gün boyu devam ediyor. El yapımı seramik üretimleriyle öne çıkan @bilge.ceramics, deneysel tasarım pratiği Ilaerg, görsel anlatı odaklı @studiosayo seramik ve obje stüdyosu @yel.studios, Kale Tasarım ve Sanat Merkezi (@ktsm_org) multidisipliner yaratıcı stüdyo @edetri________ , mimari görselleştirme pratiği @yontstudio ve @212photographyistanbul gibi isimler yer alıyor.

Programın tamamını incelemek ve 16 Mayıs panelleri için ücretsiz olarak yerinizi ayırtmak için mercadodesigndays.com’u ziyaret edebilirsiniz.

//

We are pleased to host Mercado Design Days for the second year, bringing together Istanbul’s creative ecosystem — from multidisciplinary designers to independent studios and artists. Approaching design not only as an exhibition format but as a living structure that continuously interacts with everyday life, the event returns between 14–17 May, bringing together a wide range of creative productions across the two floors of 212 Studio.

Talks and panel series running alongside the exhibition will take place on 16 May, featuring a full-day program with creative voices from different disciplines. The program includes Bilge Ceramics, Studio Sayo, Edetri, Metastudio, and Bureau, who will share their creative processes and multidisciplinary practices throughout the day. 212 Photography Istanbul is also part of the program.

For the full program and to reserve your free spot for the 16 May panels, please visit mercadodesigndays.com.


3
7
1 days ago

İstanbul’da farklı disiplinlerden tasarımcılardan bağımsız stüdyolara ve sanatçılara uzanan yaratıcı ekosistemi buluşturan @mercadodesigndays’e ilk yılından beri ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyuyoruz. Tasarımı bir sergi formatının ötesinde, gündelik hayatla temas eden ve sürekli hareket halinde olan canlı bir yapı ve ihtiyaç olarak ele alan etkinlik ikinci yılında 14-17 Mayıs tarihlerinde 212 Studio’nun iki katına yayılan yaratıcı üretimleri bir araya getiriyor.

Sergi paralelinde gerçekleşen konuşma ve panel serisi 16 Mayıs’ta farklı disiplinlerden yaratıcı isimlerle gün boyu devam ediyor. El yapımı seramik üretimleriyle öne çıkan @bilge.ceramics, deneysel tasarım pratiği Ilaerg, görsel anlatı odaklı @studiosayo seramik ve obje stüdyosu @yel.studios, Kale Tasarım ve Sanat Merkezi (@ktsm_org) multidisipliner yaratıcı stüdyo @edetri________ , mimari görselleştirme pratiği @yontstudio ve @212photographyistanbul gibi isimler yer alıyor.

Programın tamamını incelemek ve 16 Mayıs panelleri için ücretsiz olarak yerinizi ayırtmak için mercadodesigndays.com’u ziyaret edebilirsiniz.

//

We are pleased to host Mercado Design Days for the second year, bringing together Istanbul’s creative ecosystem — from multidisciplinary designers to independent studios and artists. Approaching design not only as an exhibition format but as a living structure that continuously interacts with everyday life, the event returns between 14–17 May, bringing together a wide range of creative productions across the two floors of 212 Studio.

Talks and panel series running alongside the exhibition will take place on 16 May, featuring a full-day program with creative voices from different disciplines. The program includes Bilge Ceramics, Studio Sayo, Edetri, Metastudio, and Bureau, who will share their creative processes and multidisciplinary practices throughout the day. 212 Photography Istanbul is also part of the program.

For the full program and to reserve your free spot for the 16 May panels, please visit mercadodesigndays.com.


3
7
1 days ago

İstanbul’da farklı disiplinlerden tasarımcılardan bağımsız stüdyolara ve sanatçılara uzanan yaratıcı ekosistemi buluşturan @mercadodesigndays’e ilk yılından beri ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyuyoruz. Tasarımı bir sergi formatının ötesinde, gündelik hayatla temas eden ve sürekli hareket halinde olan canlı bir yapı ve ihtiyaç olarak ele alan etkinlik ikinci yılında 14-17 Mayıs tarihlerinde 212 Studio’nun iki katına yayılan yaratıcı üretimleri bir araya getiriyor.

Sergi paralelinde gerçekleşen konuşma ve panel serisi 16 Mayıs’ta farklı disiplinlerden yaratıcı isimlerle gün boyu devam ediyor. El yapımı seramik üretimleriyle öne çıkan @bilge.ceramics, deneysel tasarım pratiği Ilaerg, görsel anlatı odaklı @studiosayo seramik ve obje stüdyosu @yel.studios, Kale Tasarım ve Sanat Merkezi (@ktsm_org) multidisipliner yaratıcı stüdyo @edetri________ , mimari görselleştirme pratiği @yontstudio ve @212photographyistanbul gibi isimler yer alıyor.

Programın tamamını incelemek ve 16 Mayıs panelleri için ücretsiz olarak yerinizi ayırtmak için mercadodesigndays.com’u ziyaret edebilirsiniz.

//

We are pleased to host Mercado Design Days for the second year, bringing together Istanbul’s creative ecosystem — from multidisciplinary designers to independent studios and artists. Approaching design not only as an exhibition format but as a living structure that continuously interacts with everyday life, the event returns between 14–17 May, bringing together a wide range of creative productions across the two floors of 212 Studio.

Talks and panel series running alongside the exhibition will take place on 16 May, featuring a full-day program with creative voices from different disciplines. The program includes Bilge Ceramics, Studio Sayo, Edetri, Metastudio, and Bureau, who will share their creative processes and multidisciplinary practices throughout the day. 212 Photography Istanbul is also part of the program.

For the full program and to reserve your free spot for the 16 May panels, please visit mercadodesigndays.com.


3
7
1 days ago


İstanbul’da farklı disiplinlerden tasarımcılardan bağımsız stüdyolara ve sanatçılara uzanan yaratıcı ekosistemi buluşturan @mercadodesigndays’e ilk yılından beri ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyuyoruz. Tasarımı bir sergi formatının ötesinde, gündelik hayatla temas eden ve sürekli hareket halinde olan canlı bir yapı ve ihtiyaç olarak ele alan etkinlik ikinci yılında 14-17 Mayıs tarihlerinde 212 Studio’nun iki katına yayılan yaratıcı üretimleri bir araya getiriyor.

Sergi paralelinde gerçekleşen konuşma ve panel serisi 16 Mayıs’ta farklı disiplinlerden yaratıcı isimlerle gün boyu devam ediyor. El yapımı seramik üretimleriyle öne çıkan @bilge.ceramics, deneysel tasarım pratiği Ilaerg, görsel anlatı odaklı @studiosayo seramik ve obje stüdyosu @yel.studios, Kale Tasarım ve Sanat Merkezi (@ktsm_org) multidisipliner yaratıcı stüdyo @edetri________ , mimari görselleştirme pratiği @yontstudio ve @212photographyistanbul gibi isimler yer alıyor.

Programın tamamını incelemek ve 16 Mayıs panelleri için ücretsiz olarak yerinizi ayırtmak için mercadodesigndays.com’u ziyaret edebilirsiniz.

//

We are pleased to host Mercado Design Days for the second year, bringing together Istanbul’s creative ecosystem — from multidisciplinary designers to independent studios and artists. Approaching design not only as an exhibition format but as a living structure that continuously interacts with everyday life, the event returns between 14–17 May, bringing together a wide range of creative productions across the two floors of 212 Studio.

Talks and panel series running alongside the exhibition will take place on 16 May, featuring a full-day program with creative voices from different disciplines. The program includes Bilge Ceramics, Studio Sayo, Edetri, Metastudio, and Bureau, who will share their creative processes and multidisciplinary practices throughout the day. 212 Photography Istanbul is also part of the program.

For the full program and to reserve your free spot for the 16 May panels, please visit mercadodesigndays.com.


3
7
1 days ago

@photolondonfair, bu yıl 11. edisyonuyla 14-17 Mayıs tarihlerinde ilk kez @officialheatherwickstudio tarafından kapsamlı renovasyondan geçirilen 140 yıllık tarihî mekan Olympia Kensington’da kapılarını açıyor.

Bu yılın odağında @stevenmeiselofficial’in kariyerinin Londra’daki ilk dönemine ait nadir portreleri yer alırken; @daidomoriyamaphotofoundation’dan savaş sonrası Japonya sokakları, Sakiko Nomura’nın estetik kodları zorlayan işleri ve @alystomlinson’ın “Gli Isolani” serisi öne çıkıyor. Türkiye’den ise monokrom pratiğiyle bilinen @devinyalkin, çağdaş fotoğraf sanatçısı @aimlesseffort, “Louis Dream” adlı yeni eseriyle @larasayilganofficial ve “Something Is Amiss” serisiyle @ci_demi gibi isimler de fuarın uluslararası seçkisi içinde yer alıyor.

Küratörlüğünü @omfgnoway’ın üstlendiği ‘Discovery’ bölümü Güney Asya’dan yükselen yeni sesleri bir araya getirirken, Photo London’da bu yıl ilk kez film gösterimlerine de yer verilecek.

@doverstreetmarketlondon ise Photo London 2026 paralelinde bağımsız yayıncılık, fotoğraf kitabı kültürü, topluluk buluşmaları ve limited-edition üretimler etrafında şekillenen bir kültürel program yürütüyor. Öne çıkan etkinlikler arasında Friend Editions ile Ewen Spencer & Peter Doyle’un kitap imza günü ve T-shirt lansmanı; @adwoaaboah ve @coucouintimates’in Gurls Talk yararına çıkardığı limited-edition t-shirt paralelinde bir konuşma; Kutt, Alice Mann, @scarlettcarlosclarke ve @jackie_nickerson’ın imza günleri; @goldiewilliamsvericain’in photo zine lansmanı ve @matieresfecales ekibinin yayın lansmanı gibi etkinlikler alıyor.

Yazının devamına profildeki linkten ulaşabilirsiniz.


3
1
2 days ago

@photolondonfair, bu yıl 11. edisyonuyla 14-17 Mayıs tarihlerinde ilk kez @officialheatherwickstudio tarafından kapsamlı renovasyondan geçirilen 140 yıllık tarihî mekan Olympia Kensington’da kapılarını açıyor.

Bu yılın odağında @stevenmeiselofficial’in kariyerinin Londra’daki ilk dönemine ait nadir portreleri yer alırken; @daidomoriyamaphotofoundation’dan savaş sonrası Japonya sokakları, Sakiko Nomura’nın estetik kodları zorlayan işleri ve @alystomlinson’ın “Gli Isolani” serisi öne çıkıyor. Türkiye’den ise monokrom pratiğiyle bilinen @devinyalkin, çağdaş fotoğraf sanatçısı @aimlesseffort, “Louis Dream” adlı yeni eseriyle @larasayilganofficial ve “Something Is Amiss” serisiyle @ci_demi gibi isimler de fuarın uluslararası seçkisi içinde yer alıyor.

Küratörlüğünü @omfgnoway’ın üstlendiği ‘Discovery’ bölümü Güney Asya’dan yükselen yeni sesleri bir araya getirirken, Photo London’da bu yıl ilk kez film gösterimlerine de yer verilecek.

@doverstreetmarketlondon ise Photo London 2026 paralelinde bağımsız yayıncılık, fotoğraf kitabı kültürü, topluluk buluşmaları ve limited-edition üretimler etrafında şekillenen bir kültürel program yürütüyor. Öne çıkan etkinlikler arasında Friend Editions ile Ewen Spencer & Peter Doyle’un kitap imza günü ve T-shirt lansmanı; @adwoaaboah ve @coucouintimates’in Gurls Talk yararına çıkardığı limited-edition t-shirt paralelinde bir konuşma; Kutt, Alice Mann, @scarlettcarlosclarke ve @jackie_nickerson’ın imza günleri; @goldiewilliamsvericain’in photo zine lansmanı ve @matieresfecales ekibinin yayın lansmanı gibi etkinlikler alıyor.

Yazının devamına profildeki linkten ulaşabilirsiniz.


3
1
2 days ago

@photolondonfair, bu yıl 11. edisyonuyla 14-17 Mayıs tarihlerinde ilk kez @officialheatherwickstudio tarafından kapsamlı renovasyondan geçirilen 140 yıllık tarihî mekan Olympia Kensington’da kapılarını açıyor.

Bu yılın odağında @stevenmeiselofficial’in kariyerinin Londra’daki ilk dönemine ait nadir portreleri yer alırken; @daidomoriyamaphotofoundation’dan savaş sonrası Japonya sokakları, Sakiko Nomura’nın estetik kodları zorlayan işleri ve @alystomlinson’ın “Gli Isolani” serisi öne çıkıyor. Türkiye’den ise monokrom pratiğiyle bilinen @devinyalkin, çağdaş fotoğraf sanatçısı @aimlesseffort, “Louis Dream” adlı yeni eseriyle @larasayilganofficial ve “Something Is Amiss” serisiyle @ci_demi gibi isimler de fuarın uluslararası seçkisi içinde yer alıyor.

Küratörlüğünü @omfgnoway’ın üstlendiği ‘Discovery’ bölümü Güney Asya’dan yükselen yeni sesleri bir araya getirirken, Photo London’da bu yıl ilk kez film gösterimlerine de yer verilecek.

@doverstreetmarketlondon ise Photo London 2026 paralelinde bağımsız yayıncılık, fotoğraf kitabı kültürü, topluluk buluşmaları ve limited-edition üretimler etrafında şekillenen bir kültürel program yürütüyor. Öne çıkan etkinlikler arasında Friend Editions ile Ewen Spencer & Peter Doyle’un kitap imza günü ve T-shirt lansmanı; @adwoaaboah ve @coucouintimates’in Gurls Talk yararına çıkardığı limited-edition t-shirt paralelinde bir konuşma; Kutt, Alice Mann, @scarlettcarlosclarke ve @jackie_nickerson’ın imza günleri; @goldiewilliamsvericain’in photo zine lansmanı ve @matieresfecales ekibinin yayın lansmanı gibi etkinlikler alıyor.

Yazının devamına profildeki linkten ulaşabilirsiniz.


3
1
2 days ago

@photolondonfair, bu yıl 11. edisyonuyla 14-17 Mayıs tarihlerinde ilk kez @officialheatherwickstudio tarafından kapsamlı renovasyondan geçirilen 140 yıllık tarihî mekan Olympia Kensington’da kapılarını açıyor.

Bu yılın odağında @stevenmeiselofficial’in kariyerinin Londra’daki ilk dönemine ait nadir portreleri yer alırken; @daidomoriyamaphotofoundation’dan savaş sonrası Japonya sokakları, Sakiko Nomura’nın estetik kodları zorlayan işleri ve @alystomlinson’ın “Gli Isolani” serisi öne çıkıyor. Türkiye’den ise monokrom pratiğiyle bilinen @devinyalkin, çağdaş fotoğraf sanatçısı @aimlesseffort, “Louis Dream” adlı yeni eseriyle @larasayilganofficial ve “Something Is Amiss” serisiyle @ci_demi gibi isimler de fuarın uluslararası seçkisi içinde yer alıyor.

Küratörlüğünü @omfgnoway’ın üstlendiği ‘Discovery’ bölümü Güney Asya’dan yükselen yeni sesleri bir araya getirirken, Photo London’da bu yıl ilk kez film gösterimlerine de yer verilecek.

@doverstreetmarketlondon ise Photo London 2026 paralelinde bağımsız yayıncılık, fotoğraf kitabı kültürü, topluluk buluşmaları ve limited-edition üretimler etrafında şekillenen bir kültürel program yürütüyor. Öne çıkan etkinlikler arasında Friend Editions ile Ewen Spencer & Peter Doyle’un kitap imza günü ve T-shirt lansmanı; @adwoaaboah ve @coucouintimates’in Gurls Talk yararına çıkardığı limited-edition t-shirt paralelinde bir konuşma; Kutt, Alice Mann, @scarlettcarlosclarke ve @jackie_nickerson’ın imza günleri; @goldiewilliamsvericain’in photo zine lansmanı ve @matieresfecales ekibinin yayın lansmanı gibi etkinlikler alıyor.

Yazının devamına profildeki linkten ulaşabilirsiniz.


3
1
2 days ago

@photolondonfair, bu yıl 11. edisyonuyla 14-17 Mayıs tarihlerinde ilk kez @officialheatherwickstudio tarafından kapsamlı renovasyondan geçirilen 140 yıllık tarihî mekan Olympia Kensington’da kapılarını açıyor.

Bu yılın odağında @stevenmeiselofficial’in kariyerinin Londra’daki ilk dönemine ait nadir portreleri yer alırken; @daidomoriyamaphotofoundation’dan savaş sonrası Japonya sokakları, Sakiko Nomura’nın estetik kodları zorlayan işleri ve @alystomlinson’ın “Gli Isolani” serisi öne çıkıyor. Türkiye’den ise monokrom pratiğiyle bilinen @devinyalkin, çağdaş fotoğraf sanatçısı @aimlesseffort, “Louis Dream” adlı yeni eseriyle @larasayilganofficial ve “Something Is Amiss” serisiyle @ci_demi gibi isimler de fuarın uluslararası seçkisi içinde yer alıyor.

Küratörlüğünü @omfgnoway’ın üstlendiği ‘Discovery’ bölümü Güney Asya’dan yükselen yeni sesleri bir araya getirirken, Photo London’da bu yıl ilk kez film gösterimlerine de yer verilecek.

@doverstreetmarketlondon ise Photo London 2026 paralelinde bağımsız yayıncılık, fotoğraf kitabı kültürü, topluluk buluşmaları ve limited-edition üretimler etrafında şekillenen bir kültürel program yürütüyor. Öne çıkan etkinlikler arasında Friend Editions ile Ewen Spencer & Peter Doyle’un kitap imza günü ve T-shirt lansmanı; @adwoaaboah ve @coucouintimates’in Gurls Talk yararına çıkardığı limited-edition t-shirt paralelinde bir konuşma; Kutt, Alice Mann, @scarlettcarlosclarke ve @jackie_nickerson’ın imza günleri; @goldiewilliamsvericain’in photo zine lansmanı ve @matieresfecales ekibinin yayın lansmanı gibi etkinlikler alıyor.

Yazının devamına profildeki linkten ulaşabilirsiniz.


3
1
2 days ago


@photolondonfair, bu yıl 11. edisyonuyla 14-17 Mayıs tarihlerinde ilk kez @officialheatherwickstudio tarafından kapsamlı renovasyondan geçirilen 140 yıllık tarihî mekan Olympia Kensington’da kapılarını açıyor.

Bu yılın odağında @stevenmeiselofficial’in kariyerinin Londra’daki ilk dönemine ait nadir portreleri yer alırken; @daidomoriyamaphotofoundation’dan savaş sonrası Japonya sokakları, Sakiko Nomura’nın estetik kodları zorlayan işleri ve @alystomlinson’ın “Gli Isolani” serisi öne çıkıyor. Türkiye’den ise monokrom pratiğiyle bilinen @devinyalkin, çağdaş fotoğraf sanatçısı @aimlesseffort, “Louis Dream” adlı yeni eseriyle @larasayilganofficial ve “Something Is Amiss” serisiyle @ci_demi gibi isimler de fuarın uluslararası seçkisi içinde yer alıyor.

Küratörlüğünü @omfgnoway’ın üstlendiği ‘Discovery’ bölümü Güney Asya’dan yükselen yeni sesleri bir araya getirirken, Photo London’da bu yıl ilk kez film gösterimlerine de yer verilecek.

@doverstreetmarketlondon ise Photo London 2026 paralelinde bağımsız yayıncılık, fotoğraf kitabı kültürü, topluluk buluşmaları ve limited-edition üretimler etrafında şekillenen bir kültürel program yürütüyor. Öne çıkan etkinlikler arasında Friend Editions ile Ewen Spencer & Peter Doyle’un kitap imza günü ve T-shirt lansmanı; @adwoaaboah ve @coucouintimates’in Gurls Talk yararına çıkardığı limited-edition t-shirt paralelinde bir konuşma; Kutt, Alice Mann, @scarlettcarlosclarke ve @jackie_nickerson’ın imza günleri; @goldiewilliamsvericain’in photo zine lansmanı ve @matieresfecales ekibinin yayın lansmanı gibi etkinlikler alıyor.

Yazının devamına profildeki linkten ulaşabilirsiniz.


3
1
2 days ago

@photolondonfair, bu yıl 11. edisyonuyla 14-17 Mayıs tarihlerinde ilk kez @officialheatherwickstudio tarafından kapsamlı renovasyondan geçirilen 140 yıllık tarihî mekan Olympia Kensington’da kapılarını açıyor.

Bu yılın odağında @stevenmeiselofficial’in kariyerinin Londra’daki ilk dönemine ait nadir portreleri yer alırken; @daidomoriyamaphotofoundation’dan savaş sonrası Japonya sokakları, Sakiko Nomura’nın estetik kodları zorlayan işleri ve @alystomlinson’ın “Gli Isolani” serisi öne çıkıyor. Türkiye’den ise monokrom pratiğiyle bilinen @devinyalkin, çağdaş fotoğraf sanatçısı @aimlesseffort, “Louis Dream” adlı yeni eseriyle @larasayilganofficial ve “Something Is Amiss” serisiyle @ci_demi gibi isimler de fuarın uluslararası seçkisi içinde yer alıyor.

Küratörlüğünü @omfgnoway’ın üstlendiği ‘Discovery’ bölümü Güney Asya’dan yükselen yeni sesleri bir araya getirirken, Photo London’da bu yıl ilk kez film gösterimlerine de yer verilecek.

@doverstreetmarketlondon ise Photo London 2026 paralelinde bağımsız yayıncılık, fotoğraf kitabı kültürü, topluluk buluşmaları ve limited-edition üretimler etrafında şekillenen bir kültürel program yürütüyor. Öne çıkan etkinlikler arasında Friend Editions ile Ewen Spencer & Peter Doyle’un kitap imza günü ve T-shirt lansmanı; @adwoaaboah ve @coucouintimates’in Gurls Talk yararına çıkardığı limited-edition t-shirt paralelinde bir konuşma; Kutt, Alice Mann, @scarlettcarlosclarke ve @jackie_nickerson’ın imza günleri; @goldiewilliamsvericain’in photo zine lansmanı ve @matieresfecales ekibinin yayın lansmanı gibi etkinlikler alıyor.

Yazının devamına profildeki linkten ulaşabilirsiniz.


3
1
2 days ago

Venedik Bienali bu yıl, 2025’te hayatını kaybeden Koyo Kouoh’un küratöryel vizyonu temel alınarak devam ettirilen “In Minor Keys” teması etrafında şekilleniyor. Giardini ve Arsenale boyunca yayılan ulusal pavyonlar ise sanat üretiminden öte, iklimden göçe uzanan daha geniş bir çağın ruh hâlini okumaya davet ediyor.

— Türkiye / @nilbarguresworks — Gözlerinizden Öperim
Metal, tekstil ve büyük ölçekli formlar pavyonun içinde birbirine yaslanıyor. Sergi, Bienal’in bu yılki teması ile akraba bir duyarlılıkla, inceliği politik bir güç olarak ele alıyor.

— Finlandiya / Jenna Sutela — Aeolian Suite
İçeri girildiğinde önce rüzgârın sesi duyulurken, meteorolojik verilerle çalışan yerleştirme, pavyonu yaşayan bir hava akımına dönüştürüyor.

— Japonya / @ei.arakawa.nash — Grass Babies, Moon Babies
Pavyona yayılan yüzlerce bebek figürü ilk anda sürreal bir görüntü yaratıyor. Ziyaretçiler onları taşımaya başladığında ise beklenmedik şekilde yumuşuyorlar.

— Birleşik Krallık / @lubainapics — Predicting History: Testing Translation
Yaz mevsiminin sesleri, parlak renkler ve gündelik sahneler ilk bakışta oldukça sıcak bir atmosfer kuruyor. Yaklaştıkça serginin göç ve aidiyet üzerine katmanlı hikâyesi aydınlanıyor.

— Kanada / @abbasakhavan — Entre chien et loup
Dev nilüferlerle dolu pavyon neredeyse tropikal bir sera gibi. Cam cephe ve nemli hava, Venedik’in kendi iklimiyle doğal bir ilişki kuruyor.

—Belçika / @miet_warlop — IT NEVER SSST
Warlop, mekânı sabit bir sergi alanı yerine anlık olarak kurulan ve bozulan bir sahne gibi kurguluyor; izleyici de bu akışın içine dahil oluyor.

— Avusturya / @floholzinger — Seaworld Venice
Holzinger’in fiziksel sınırları zorlayan koreografisi, suyu yalnızca bir tema değil, bedenin dayanıklılığını ve kırılganlığını sürekli test eden bir unsur olarak konumlandırıyor.

— İspanya / @oriolvilanova — The Remains
Duvarları kaplayan binlerce kartpostal, eski bir seyahat arşivinin içinde dolaşıyormuş hissi yaratıyor.

— Hindistan — Geographies of Distance: Remembering Home
Yıkılmış evler, bambu strüktürler ve el işçiliğiyle kurulan pavyon, “ev” fikrini nostaljiden çok hafıza üzerinden okuyor.


3
2
1 weeks ago

Venedik Bienali bu yıl, 2025’te hayatını kaybeden Koyo Kouoh’un küratöryel vizyonu temel alınarak devam ettirilen “In Minor Keys” teması etrafında şekilleniyor. Giardini ve Arsenale boyunca yayılan ulusal pavyonlar ise sanat üretiminden öte, iklimden göçe uzanan daha geniş bir çağın ruh hâlini okumaya davet ediyor.

— Türkiye / @nilbarguresworks — Gözlerinizden Öperim
Metal, tekstil ve büyük ölçekli formlar pavyonun içinde birbirine yaslanıyor. Sergi, Bienal’in bu yılki teması ile akraba bir duyarlılıkla, inceliği politik bir güç olarak ele alıyor.

— Finlandiya / Jenna Sutela — Aeolian Suite
İçeri girildiğinde önce rüzgârın sesi duyulurken, meteorolojik verilerle çalışan yerleştirme, pavyonu yaşayan bir hava akımına dönüştürüyor.

— Japonya / @ei.arakawa.nash — Grass Babies, Moon Babies
Pavyona yayılan yüzlerce bebek figürü ilk anda sürreal bir görüntü yaratıyor. Ziyaretçiler onları taşımaya başladığında ise beklenmedik şekilde yumuşuyorlar.

— Birleşik Krallık / @lubainapics — Predicting History: Testing Translation
Yaz mevsiminin sesleri, parlak renkler ve gündelik sahneler ilk bakışta oldukça sıcak bir atmosfer kuruyor. Yaklaştıkça serginin göç ve aidiyet üzerine katmanlı hikâyesi aydınlanıyor.

— Kanada / @abbasakhavan — Entre chien et loup
Dev nilüferlerle dolu pavyon neredeyse tropikal bir sera gibi. Cam cephe ve nemli hava, Venedik’in kendi iklimiyle doğal bir ilişki kuruyor.

—Belçika / @miet_warlop — IT NEVER SSST
Warlop, mekânı sabit bir sergi alanı yerine anlık olarak kurulan ve bozulan bir sahne gibi kurguluyor; izleyici de bu akışın içine dahil oluyor.

— Avusturya / @floholzinger — Seaworld Venice
Holzinger’in fiziksel sınırları zorlayan koreografisi, suyu yalnızca bir tema değil, bedenin dayanıklılığını ve kırılganlığını sürekli test eden bir unsur olarak konumlandırıyor.

— İspanya / @oriolvilanova — The Remains
Duvarları kaplayan binlerce kartpostal, eski bir seyahat arşivinin içinde dolaşıyormuş hissi yaratıyor.

— Hindistan — Geographies of Distance: Remembering Home
Yıkılmış evler, bambu strüktürler ve el işçiliğiyle kurulan pavyon, “ev” fikrini nostaljiden çok hafıza üzerinden okuyor.


3
2
1 weeks ago

Venedik Bienali bu yıl, 2025’te hayatını kaybeden Koyo Kouoh’un küratöryel vizyonu temel alınarak devam ettirilen “In Minor Keys” teması etrafında şekilleniyor. Giardini ve Arsenale boyunca yayılan ulusal pavyonlar ise sanat üretiminden öte, iklimden göçe uzanan daha geniş bir çağın ruh hâlini okumaya davet ediyor.

— Türkiye / @nilbarguresworks — Gözlerinizden Öperim
Metal, tekstil ve büyük ölçekli formlar pavyonun içinde birbirine yaslanıyor. Sergi, Bienal’in bu yılki teması ile akraba bir duyarlılıkla, inceliği politik bir güç olarak ele alıyor.

— Finlandiya / Jenna Sutela — Aeolian Suite
İçeri girildiğinde önce rüzgârın sesi duyulurken, meteorolojik verilerle çalışan yerleştirme, pavyonu yaşayan bir hava akımına dönüştürüyor.

— Japonya / @ei.arakawa.nash — Grass Babies, Moon Babies
Pavyona yayılan yüzlerce bebek figürü ilk anda sürreal bir görüntü yaratıyor. Ziyaretçiler onları taşımaya başladığında ise beklenmedik şekilde yumuşuyorlar.

— Birleşik Krallık / @lubainapics — Predicting History: Testing Translation
Yaz mevsiminin sesleri, parlak renkler ve gündelik sahneler ilk bakışta oldukça sıcak bir atmosfer kuruyor. Yaklaştıkça serginin göç ve aidiyet üzerine katmanlı hikâyesi aydınlanıyor.

— Kanada / @abbasakhavan — Entre chien et loup
Dev nilüferlerle dolu pavyon neredeyse tropikal bir sera gibi. Cam cephe ve nemli hava, Venedik’in kendi iklimiyle doğal bir ilişki kuruyor.

—Belçika / @miet_warlop — IT NEVER SSST
Warlop, mekânı sabit bir sergi alanı yerine anlık olarak kurulan ve bozulan bir sahne gibi kurguluyor; izleyici de bu akışın içine dahil oluyor.

— Avusturya / @floholzinger — Seaworld Venice
Holzinger’in fiziksel sınırları zorlayan koreografisi, suyu yalnızca bir tema değil, bedenin dayanıklılığını ve kırılganlığını sürekli test eden bir unsur olarak konumlandırıyor.

— İspanya / @oriolvilanova — The Remains
Duvarları kaplayan binlerce kartpostal, eski bir seyahat arşivinin içinde dolaşıyormuş hissi yaratıyor.

— Hindistan — Geographies of Distance: Remembering Home
Yıkılmış evler, bambu strüktürler ve el işçiliğiyle kurulan pavyon, “ev” fikrini nostaljiden çok hafıza üzerinden okuyor.


3
2
1 weeks ago

Venedik Bienali bu yıl, 2025’te hayatını kaybeden Koyo Kouoh’un küratöryel vizyonu temel alınarak devam ettirilen “In Minor Keys” teması etrafında şekilleniyor. Giardini ve Arsenale boyunca yayılan ulusal pavyonlar ise sanat üretiminden öte, iklimden göçe uzanan daha geniş bir çağın ruh hâlini okumaya davet ediyor.

— Türkiye / @nilbarguresworks — Gözlerinizden Öperim
Metal, tekstil ve büyük ölçekli formlar pavyonun içinde birbirine yaslanıyor. Sergi, Bienal’in bu yılki teması ile akraba bir duyarlılıkla, inceliği politik bir güç olarak ele alıyor.

— Finlandiya / Jenna Sutela — Aeolian Suite
İçeri girildiğinde önce rüzgârın sesi duyulurken, meteorolojik verilerle çalışan yerleştirme, pavyonu yaşayan bir hava akımına dönüştürüyor.

— Japonya / @ei.arakawa.nash — Grass Babies, Moon Babies
Pavyona yayılan yüzlerce bebek figürü ilk anda sürreal bir görüntü yaratıyor. Ziyaretçiler onları taşımaya başladığında ise beklenmedik şekilde yumuşuyorlar.

— Birleşik Krallık / @lubainapics — Predicting History: Testing Translation
Yaz mevsiminin sesleri, parlak renkler ve gündelik sahneler ilk bakışta oldukça sıcak bir atmosfer kuruyor. Yaklaştıkça serginin göç ve aidiyet üzerine katmanlı hikâyesi aydınlanıyor.

— Kanada / @abbasakhavan — Entre chien et loup
Dev nilüferlerle dolu pavyon neredeyse tropikal bir sera gibi. Cam cephe ve nemli hava, Venedik’in kendi iklimiyle doğal bir ilişki kuruyor.

—Belçika / @miet_warlop — IT NEVER SSST
Warlop, mekânı sabit bir sergi alanı yerine anlık olarak kurulan ve bozulan bir sahne gibi kurguluyor; izleyici de bu akışın içine dahil oluyor.

— Avusturya / @floholzinger — Seaworld Venice
Holzinger’in fiziksel sınırları zorlayan koreografisi, suyu yalnızca bir tema değil, bedenin dayanıklılığını ve kırılganlığını sürekli test eden bir unsur olarak konumlandırıyor.

— İspanya / @oriolvilanova — The Remains
Duvarları kaplayan binlerce kartpostal, eski bir seyahat arşivinin içinde dolaşıyormuş hissi yaratıyor.

— Hindistan — Geographies of Distance: Remembering Home
Yıkılmış evler, bambu strüktürler ve el işçiliğiyle kurulan pavyon, “ev” fikrini nostaljiden çok hafıza üzerinden okuyor.


3
2
1 weeks ago

Venedik Bienali bu yıl, 2025’te hayatını kaybeden Koyo Kouoh’un küratöryel vizyonu temel alınarak devam ettirilen “In Minor Keys” teması etrafında şekilleniyor. Giardini ve Arsenale boyunca yayılan ulusal pavyonlar ise sanat üretiminden öte, iklimden göçe uzanan daha geniş bir çağın ruh hâlini okumaya davet ediyor.

— Türkiye / @nilbarguresworks — Gözlerinizden Öperim
Metal, tekstil ve büyük ölçekli formlar pavyonun içinde birbirine yaslanıyor. Sergi, Bienal’in bu yılki teması ile akraba bir duyarlılıkla, inceliği politik bir güç olarak ele alıyor.

— Finlandiya / Jenna Sutela — Aeolian Suite
İçeri girildiğinde önce rüzgârın sesi duyulurken, meteorolojik verilerle çalışan yerleştirme, pavyonu yaşayan bir hava akımına dönüştürüyor.

— Japonya / @ei.arakawa.nash — Grass Babies, Moon Babies
Pavyona yayılan yüzlerce bebek figürü ilk anda sürreal bir görüntü yaratıyor. Ziyaretçiler onları taşımaya başladığında ise beklenmedik şekilde yumuşuyorlar.

— Birleşik Krallık / @lubainapics — Predicting History: Testing Translation
Yaz mevsiminin sesleri, parlak renkler ve gündelik sahneler ilk bakışta oldukça sıcak bir atmosfer kuruyor. Yaklaştıkça serginin göç ve aidiyet üzerine katmanlı hikâyesi aydınlanıyor.

— Kanada / @abbasakhavan — Entre chien et loup
Dev nilüferlerle dolu pavyon neredeyse tropikal bir sera gibi. Cam cephe ve nemli hava, Venedik’in kendi iklimiyle doğal bir ilişki kuruyor.

—Belçika / @miet_warlop — IT NEVER SSST
Warlop, mekânı sabit bir sergi alanı yerine anlık olarak kurulan ve bozulan bir sahne gibi kurguluyor; izleyici de bu akışın içine dahil oluyor.

— Avusturya / @floholzinger — Seaworld Venice
Holzinger’in fiziksel sınırları zorlayan koreografisi, suyu yalnızca bir tema değil, bedenin dayanıklılığını ve kırılganlığını sürekli test eden bir unsur olarak konumlandırıyor.

— İspanya / @oriolvilanova — The Remains
Duvarları kaplayan binlerce kartpostal, eski bir seyahat arşivinin içinde dolaşıyormuş hissi yaratıyor.

— Hindistan — Geographies of Distance: Remembering Home
Yıkılmış evler, bambu strüktürler ve el işçiliğiyle kurulan pavyon, “ev” fikrini nostaljiden çok hafıza üzerinden okuyor.


3
2
1 weeks ago

Venedik Bienali bu yıl, 2025’te hayatını kaybeden Koyo Kouoh’un küratöryel vizyonu temel alınarak devam ettirilen “In Minor Keys” teması etrafında şekilleniyor. Giardini ve Arsenale boyunca yayılan ulusal pavyonlar ise sanat üretiminden öte, iklimden göçe uzanan daha geniş bir çağın ruh hâlini okumaya davet ediyor.

— Türkiye / @nilbarguresworks — Gözlerinizden Öperim
Metal, tekstil ve büyük ölçekli formlar pavyonun içinde birbirine yaslanıyor. Sergi, Bienal’in bu yılki teması ile akraba bir duyarlılıkla, inceliği politik bir güç olarak ele alıyor.

— Finlandiya / Jenna Sutela — Aeolian Suite
İçeri girildiğinde önce rüzgârın sesi duyulurken, meteorolojik verilerle çalışan yerleştirme, pavyonu yaşayan bir hava akımına dönüştürüyor.

— Japonya / @ei.arakawa.nash — Grass Babies, Moon Babies
Pavyona yayılan yüzlerce bebek figürü ilk anda sürreal bir görüntü yaratıyor. Ziyaretçiler onları taşımaya başladığında ise beklenmedik şekilde yumuşuyorlar.

— Birleşik Krallık / @lubainapics — Predicting History: Testing Translation
Yaz mevsiminin sesleri, parlak renkler ve gündelik sahneler ilk bakışta oldukça sıcak bir atmosfer kuruyor. Yaklaştıkça serginin göç ve aidiyet üzerine katmanlı hikâyesi aydınlanıyor.

— Kanada / @abbasakhavan — Entre chien et loup
Dev nilüferlerle dolu pavyon neredeyse tropikal bir sera gibi. Cam cephe ve nemli hava, Venedik’in kendi iklimiyle doğal bir ilişki kuruyor.

—Belçika / @miet_warlop — IT NEVER SSST
Warlop, mekânı sabit bir sergi alanı yerine anlık olarak kurulan ve bozulan bir sahne gibi kurguluyor; izleyici de bu akışın içine dahil oluyor.

— Avusturya / @floholzinger — Seaworld Venice
Holzinger’in fiziksel sınırları zorlayan koreografisi, suyu yalnızca bir tema değil, bedenin dayanıklılığını ve kırılganlığını sürekli test eden bir unsur olarak konumlandırıyor.

— İspanya / @oriolvilanova — The Remains
Duvarları kaplayan binlerce kartpostal, eski bir seyahat arşivinin içinde dolaşıyormuş hissi yaratıyor.

— Hindistan — Geographies of Distance: Remembering Home
Yıkılmış evler, bambu strüktürler ve el işçiliğiyle kurulan pavyon, “ev” fikrini nostaljiden çok hafıza üzerinden okuyor.


3
2
1 weeks ago

Venedik Bienali bu yıl, 2025’te hayatını kaybeden Koyo Kouoh’un küratöryel vizyonu temel alınarak devam ettirilen “In Minor Keys” teması etrafında şekilleniyor. Giardini ve Arsenale boyunca yayılan ulusal pavyonlar ise sanat üretiminden öte, iklimden göçe uzanan daha geniş bir çağın ruh hâlini okumaya davet ediyor.

— Türkiye / @nilbarguresworks — Gözlerinizden Öperim
Metal, tekstil ve büyük ölçekli formlar pavyonun içinde birbirine yaslanıyor. Sergi, Bienal’in bu yılki teması ile akraba bir duyarlılıkla, inceliği politik bir güç olarak ele alıyor.

— Finlandiya / Jenna Sutela — Aeolian Suite
İçeri girildiğinde önce rüzgârın sesi duyulurken, meteorolojik verilerle çalışan yerleştirme, pavyonu yaşayan bir hava akımına dönüştürüyor.

— Japonya / @ei.arakawa.nash — Grass Babies, Moon Babies
Pavyona yayılan yüzlerce bebek figürü ilk anda sürreal bir görüntü yaratıyor. Ziyaretçiler onları taşımaya başladığında ise beklenmedik şekilde yumuşuyorlar.

— Birleşik Krallık / @lubainapics — Predicting History: Testing Translation
Yaz mevsiminin sesleri, parlak renkler ve gündelik sahneler ilk bakışta oldukça sıcak bir atmosfer kuruyor. Yaklaştıkça serginin göç ve aidiyet üzerine katmanlı hikâyesi aydınlanıyor.

— Kanada / @abbasakhavan — Entre chien et loup
Dev nilüferlerle dolu pavyon neredeyse tropikal bir sera gibi. Cam cephe ve nemli hava, Venedik’in kendi iklimiyle doğal bir ilişki kuruyor.

—Belçika / @miet_warlop — IT NEVER SSST
Warlop, mekânı sabit bir sergi alanı yerine anlık olarak kurulan ve bozulan bir sahne gibi kurguluyor; izleyici de bu akışın içine dahil oluyor.

— Avusturya / @floholzinger — Seaworld Venice
Holzinger’in fiziksel sınırları zorlayan koreografisi, suyu yalnızca bir tema değil, bedenin dayanıklılığını ve kırılganlığını sürekli test eden bir unsur olarak konumlandırıyor.

— İspanya / @oriolvilanova — The Remains
Duvarları kaplayan binlerce kartpostal, eski bir seyahat arşivinin içinde dolaşıyormuş hissi yaratıyor.

— Hindistan — Geographies of Distance: Remembering Home
Yıkılmış evler, bambu strüktürler ve el işçiliğiyle kurulan pavyon, “ev” fikrini nostaljiden çok hafıza üzerinden okuyor.


3
2
1 weeks ago

Venedik Bienali bu yıl, 2025’te hayatını kaybeden Koyo Kouoh’un küratöryel vizyonu temel alınarak devam ettirilen “In Minor Keys” teması etrafında şekilleniyor. Giardini ve Arsenale boyunca yayılan ulusal pavyonlar ise sanat üretiminden öte, iklimden göçe uzanan daha geniş bir çağın ruh hâlini okumaya davet ediyor.

— Türkiye / @nilbarguresworks — Gözlerinizden Öperim
Metal, tekstil ve büyük ölçekli formlar pavyonun içinde birbirine yaslanıyor. Sergi, Bienal’in bu yılki teması ile akraba bir duyarlılıkla, inceliği politik bir güç olarak ele alıyor.

— Finlandiya / Jenna Sutela — Aeolian Suite
İçeri girildiğinde önce rüzgârın sesi duyulurken, meteorolojik verilerle çalışan yerleştirme, pavyonu yaşayan bir hava akımına dönüştürüyor.

— Japonya / @ei.arakawa.nash — Grass Babies, Moon Babies
Pavyona yayılan yüzlerce bebek figürü ilk anda sürreal bir görüntü yaratıyor. Ziyaretçiler onları taşımaya başladığında ise beklenmedik şekilde yumuşuyorlar.

— Birleşik Krallık / @lubainapics — Predicting History: Testing Translation
Yaz mevsiminin sesleri, parlak renkler ve gündelik sahneler ilk bakışta oldukça sıcak bir atmosfer kuruyor. Yaklaştıkça serginin göç ve aidiyet üzerine katmanlı hikâyesi aydınlanıyor.

— Kanada / @abbasakhavan — Entre chien et loup
Dev nilüferlerle dolu pavyon neredeyse tropikal bir sera gibi. Cam cephe ve nemli hava, Venedik’in kendi iklimiyle doğal bir ilişki kuruyor.

—Belçika / @miet_warlop — IT NEVER SSST
Warlop, mekânı sabit bir sergi alanı yerine anlık olarak kurulan ve bozulan bir sahne gibi kurguluyor; izleyici de bu akışın içine dahil oluyor.

— Avusturya / @floholzinger — Seaworld Venice
Holzinger’in fiziksel sınırları zorlayan koreografisi, suyu yalnızca bir tema değil, bedenin dayanıklılığını ve kırılganlığını sürekli test eden bir unsur olarak konumlandırıyor.

— İspanya / @oriolvilanova — The Remains
Duvarları kaplayan binlerce kartpostal, eski bir seyahat arşivinin içinde dolaşıyormuş hissi yaratıyor.

— Hindistan — Geographies of Distance: Remembering Home
Yıkılmış evler, bambu strüktürler ve el işçiliğiyle kurulan pavyon, “ev” fikrini nostaljiden çok hafıza üzerinden okuyor.


3
2
1 weeks ago

Venedik Bienali bu yıl, 2025’te hayatını kaybeden Koyo Kouoh’un küratöryel vizyonu temel alınarak devam ettirilen “In Minor Keys” teması etrafında şekilleniyor. Giardini ve Arsenale boyunca yayılan ulusal pavyonlar ise sanat üretiminden öte, iklimden göçe uzanan daha geniş bir çağın ruh hâlini okumaya davet ediyor.

— Türkiye / @nilbarguresworks — Gözlerinizden Öperim
Metal, tekstil ve büyük ölçekli formlar pavyonun içinde birbirine yaslanıyor. Sergi, Bienal’in bu yılki teması ile akraba bir duyarlılıkla, inceliği politik bir güç olarak ele alıyor.

— Finlandiya / Jenna Sutela — Aeolian Suite
İçeri girildiğinde önce rüzgârın sesi duyulurken, meteorolojik verilerle çalışan yerleştirme, pavyonu yaşayan bir hava akımına dönüştürüyor.

— Japonya / @ei.arakawa.nash — Grass Babies, Moon Babies
Pavyona yayılan yüzlerce bebek figürü ilk anda sürreal bir görüntü yaratıyor. Ziyaretçiler onları taşımaya başladığında ise beklenmedik şekilde yumuşuyorlar.

— Birleşik Krallık / @lubainapics — Predicting History: Testing Translation
Yaz mevsiminin sesleri, parlak renkler ve gündelik sahneler ilk bakışta oldukça sıcak bir atmosfer kuruyor. Yaklaştıkça serginin göç ve aidiyet üzerine katmanlı hikâyesi aydınlanıyor.

— Kanada / @abbasakhavan — Entre chien et loup
Dev nilüferlerle dolu pavyon neredeyse tropikal bir sera gibi. Cam cephe ve nemli hava, Venedik’in kendi iklimiyle doğal bir ilişki kuruyor.

—Belçika / @miet_warlop — IT NEVER SSST
Warlop, mekânı sabit bir sergi alanı yerine anlık olarak kurulan ve bozulan bir sahne gibi kurguluyor; izleyici de bu akışın içine dahil oluyor.

— Avusturya / @floholzinger — Seaworld Venice
Holzinger’in fiziksel sınırları zorlayan koreografisi, suyu yalnızca bir tema değil, bedenin dayanıklılığını ve kırılganlığını sürekli test eden bir unsur olarak konumlandırıyor.

— İspanya / @oriolvilanova — The Remains
Duvarları kaplayan binlerce kartpostal, eski bir seyahat arşivinin içinde dolaşıyormuş hissi yaratıyor.

— Hindistan — Geographies of Distance: Remembering Home
Yıkılmış evler, bambu strüktürler ve el işçiliğiyle kurulan pavyon, “ev” fikrini nostaljiden çok hafıza üzerinden okuyor.


3
2
1 weeks ago

Venedik Bienali bu yıl, 2025’te hayatını kaybeden Koyo Kouoh’un küratöryel vizyonu temel alınarak devam ettirilen “In Minor Keys” teması etrafında şekilleniyor. Giardini ve Arsenale boyunca yayılan ulusal pavyonlar ise sanat üretiminden öte, iklimden göçe uzanan daha geniş bir çağın ruh hâlini okumaya davet ediyor.

— Türkiye / @nilbarguresworks — Gözlerinizden Öperim
Metal, tekstil ve büyük ölçekli formlar pavyonun içinde birbirine yaslanıyor. Sergi, Bienal’in bu yılki teması ile akraba bir duyarlılıkla, inceliği politik bir güç olarak ele alıyor.

— Finlandiya / Jenna Sutela — Aeolian Suite
İçeri girildiğinde önce rüzgârın sesi duyulurken, meteorolojik verilerle çalışan yerleştirme, pavyonu yaşayan bir hava akımına dönüştürüyor.

— Japonya / @ei.arakawa.nash — Grass Babies, Moon Babies
Pavyona yayılan yüzlerce bebek figürü ilk anda sürreal bir görüntü yaratıyor. Ziyaretçiler onları taşımaya başladığında ise beklenmedik şekilde yumuşuyorlar.

— Birleşik Krallık / @lubainapics — Predicting History: Testing Translation
Yaz mevsiminin sesleri, parlak renkler ve gündelik sahneler ilk bakışta oldukça sıcak bir atmosfer kuruyor. Yaklaştıkça serginin göç ve aidiyet üzerine katmanlı hikâyesi aydınlanıyor.

— Kanada / @abbasakhavan — Entre chien et loup
Dev nilüferlerle dolu pavyon neredeyse tropikal bir sera gibi. Cam cephe ve nemli hava, Venedik’in kendi iklimiyle doğal bir ilişki kuruyor.

—Belçika / @miet_warlop — IT NEVER SSST
Warlop, mekânı sabit bir sergi alanı yerine anlık olarak kurulan ve bozulan bir sahne gibi kurguluyor; izleyici de bu akışın içine dahil oluyor.

— Avusturya / @floholzinger — Seaworld Venice
Holzinger’in fiziksel sınırları zorlayan koreografisi, suyu yalnızca bir tema değil, bedenin dayanıklılığını ve kırılganlığını sürekli test eden bir unsur olarak konumlandırıyor.

— İspanya / @oriolvilanova — The Remains
Duvarları kaplayan binlerce kartpostal, eski bir seyahat arşivinin içinde dolaşıyormuş hissi yaratıyor.

— Hindistan — Geographies of Distance: Remembering Home
Yıkılmış evler, bambu strüktürler ve el işçiliğiyle kurulan pavyon, “ev” fikrini nostaljiden çok hafıza üzerinden okuyor.


3
2
1 weeks ago

New York’taki ikonik Breuer Building, bu kez sanat müzayedelerinden çok yeni bir yaşam alanıyla konuşuluyor. @sothebys ve tasarım stüdyosu @roman_and_williams_ tarafından hayata geçirilen @marcelnyc, mimar Marcel Breuer’in mirasını çağdaş bir misafirperverlik anlayışıyla yeniden yorumluyor.

Yapının uzun yıllar göz ardı edilen batık heykel bahçesi, bugün ağaçlarla çevrili sakin bir restoran ve yaşayan galeri atmosferine dönüşmüş durumda. Marcel’in en dikkat çekici yanı ise, yemek deneyimini Sotheby’s’in dönüşümlü sanat seçkileriyle bir araya getirmesi. Burada masalar kadar sanat eserleri de mekânın bir parçası hâline geliyor.

Betonun sertliğiyle doğanın yumuşaklığını aynı atmosferde buluşturan Marcel, New York’un yeni kültürel buluşma noktalarından biri olarak gösteriliyor.

//

New York’s iconic Breuer Building is entering a new chapter — this time not through auctions, but through hospitality. Created by Sotheby’s in collaboration with design studio Roman and Williams, Marcel reimagines the legacy of architect Marcel Breuer as a contemporary cultural retreat.

The building’s long-overlooked sunken sculpture garden has been transformed into a lush dining space layered with trees, collectible design, and rotating masterworks from Sotheby’s. More than a restaurant, Marcel functions as a living gallery where art, architecture, and dining quietly coexist.

Balancing the rawness of Brutalism with a softer sense of intimacy, Marcel is already being described as one of New York’s most compelling new gathering spaces.


3
1 weeks ago

New York’taki ikonik Breuer Building, bu kez sanat müzayedelerinden çok yeni bir yaşam alanıyla konuşuluyor. @sothebys ve tasarım stüdyosu @roman_and_williams_ tarafından hayata geçirilen @marcelnyc, mimar Marcel Breuer’in mirasını çağdaş bir misafirperverlik anlayışıyla yeniden yorumluyor.

Yapının uzun yıllar göz ardı edilen batık heykel bahçesi, bugün ağaçlarla çevrili sakin bir restoran ve yaşayan galeri atmosferine dönüşmüş durumda. Marcel’in en dikkat çekici yanı ise, yemek deneyimini Sotheby’s’in dönüşümlü sanat seçkileriyle bir araya getirmesi. Burada masalar kadar sanat eserleri de mekânın bir parçası hâline geliyor.

Betonun sertliğiyle doğanın yumuşaklığını aynı atmosferde buluşturan Marcel, New York’un yeni kültürel buluşma noktalarından biri olarak gösteriliyor.

//

New York’s iconic Breuer Building is entering a new chapter — this time not through auctions, but through hospitality. Created by Sotheby’s in collaboration with design studio Roman and Williams, Marcel reimagines the legacy of architect Marcel Breuer as a contemporary cultural retreat.

The building’s long-overlooked sunken sculpture garden has been transformed into a lush dining space layered with trees, collectible design, and rotating masterworks from Sotheby’s. More than a restaurant, Marcel functions as a living gallery where art, architecture, and dining quietly coexist.

Balancing the rawness of Brutalism with a softer sense of intimacy, Marcel is already being described as one of New York’s most compelling new gathering spaces.


3
1 weeks ago

New York’taki ikonik Breuer Building, bu kez sanat müzayedelerinden çok yeni bir yaşam alanıyla konuşuluyor. @sothebys ve tasarım stüdyosu @roman_and_williams_ tarafından hayata geçirilen @marcelnyc, mimar Marcel Breuer’in mirasını çağdaş bir misafirperverlik anlayışıyla yeniden yorumluyor.

Yapının uzun yıllar göz ardı edilen batık heykel bahçesi, bugün ağaçlarla çevrili sakin bir restoran ve yaşayan galeri atmosferine dönüşmüş durumda. Marcel’in en dikkat çekici yanı ise, yemek deneyimini Sotheby’s’in dönüşümlü sanat seçkileriyle bir araya getirmesi. Burada masalar kadar sanat eserleri de mekânın bir parçası hâline geliyor.

Betonun sertliğiyle doğanın yumuşaklığını aynı atmosferde buluşturan Marcel, New York’un yeni kültürel buluşma noktalarından biri olarak gösteriliyor.

//

New York’s iconic Breuer Building is entering a new chapter — this time not through auctions, but through hospitality. Created by Sotheby’s in collaboration with design studio Roman and Williams, Marcel reimagines the legacy of architect Marcel Breuer as a contemporary cultural retreat.

The building’s long-overlooked sunken sculpture garden has been transformed into a lush dining space layered with trees, collectible design, and rotating masterworks from Sotheby’s. More than a restaurant, Marcel functions as a living gallery where art, architecture, and dining quietly coexist.

Balancing the rawness of Brutalism with a softer sense of intimacy, Marcel is already being described as one of New York’s most compelling new gathering spaces.


3
1 weeks ago

New York’taki ikonik Breuer Building, bu kez sanat müzayedelerinden çok yeni bir yaşam alanıyla konuşuluyor. @sothebys ve tasarım stüdyosu @roman_and_williams_ tarafından hayata geçirilen @marcelnyc, mimar Marcel Breuer’in mirasını çağdaş bir misafirperverlik anlayışıyla yeniden yorumluyor.

Yapının uzun yıllar göz ardı edilen batık heykel bahçesi, bugün ağaçlarla çevrili sakin bir restoran ve yaşayan galeri atmosferine dönüşmüş durumda. Marcel’in en dikkat çekici yanı ise, yemek deneyimini Sotheby’s’in dönüşümlü sanat seçkileriyle bir araya getirmesi. Burada masalar kadar sanat eserleri de mekânın bir parçası hâline geliyor.

Betonun sertliğiyle doğanın yumuşaklığını aynı atmosferde buluşturan Marcel, New York’un yeni kültürel buluşma noktalarından biri olarak gösteriliyor.

//

New York’s iconic Breuer Building is entering a new chapter — this time not through auctions, but through hospitality. Created by Sotheby’s in collaboration with design studio Roman and Williams, Marcel reimagines the legacy of architect Marcel Breuer as a contemporary cultural retreat.

The building’s long-overlooked sunken sculpture garden has been transformed into a lush dining space layered with trees, collectible design, and rotating masterworks from Sotheby’s. More than a restaurant, Marcel functions as a living gallery where art, architecture, and dining quietly coexist.

Balancing the rawness of Brutalism with a softer sense of intimacy, Marcel is already being described as one of New York’s most compelling new gathering spaces.


3
1 weeks ago

New York’taki ikonik Breuer Building, bu kez sanat müzayedelerinden çok yeni bir yaşam alanıyla konuşuluyor. @sothebys ve tasarım stüdyosu @roman_and_williams_ tarafından hayata geçirilen @marcelnyc, mimar Marcel Breuer’in mirasını çağdaş bir misafirperverlik anlayışıyla yeniden yorumluyor.

Yapının uzun yıllar göz ardı edilen batık heykel bahçesi, bugün ağaçlarla çevrili sakin bir restoran ve yaşayan galeri atmosferine dönüşmüş durumda. Marcel’in en dikkat çekici yanı ise, yemek deneyimini Sotheby’s’in dönüşümlü sanat seçkileriyle bir araya getirmesi. Burada masalar kadar sanat eserleri de mekânın bir parçası hâline geliyor.

Betonun sertliğiyle doğanın yumuşaklığını aynı atmosferde buluşturan Marcel, New York’un yeni kültürel buluşma noktalarından biri olarak gösteriliyor.

//

New York’s iconic Breuer Building is entering a new chapter — this time not through auctions, but through hospitality. Created by Sotheby’s in collaboration with design studio Roman and Williams, Marcel reimagines the legacy of architect Marcel Breuer as a contemporary cultural retreat.

The building’s long-overlooked sunken sculpture garden has been transformed into a lush dining space layered with trees, collectible design, and rotating masterworks from Sotheby’s. More than a restaurant, Marcel functions as a living gallery where art, architecture, and dining quietly coexist.

Balancing the rawness of Brutalism with a softer sense of intimacy, Marcel is already being described as one of New York’s most compelling new gathering spaces.


3
1 weeks ago

New York’taki ikonik Breuer Building, bu kez sanat müzayedelerinden çok yeni bir yaşam alanıyla konuşuluyor. @sothebys ve tasarım stüdyosu @roman_and_williams_ tarafından hayata geçirilen @marcelnyc, mimar Marcel Breuer’in mirasını çağdaş bir misafirperverlik anlayışıyla yeniden yorumluyor.

Yapının uzun yıllar göz ardı edilen batık heykel bahçesi, bugün ağaçlarla çevrili sakin bir restoran ve yaşayan galeri atmosferine dönüşmüş durumda. Marcel’in en dikkat çekici yanı ise, yemek deneyimini Sotheby’s’in dönüşümlü sanat seçkileriyle bir araya getirmesi. Burada masalar kadar sanat eserleri de mekânın bir parçası hâline geliyor.

Betonun sertliğiyle doğanın yumuşaklığını aynı atmosferde buluşturan Marcel, New York’un yeni kültürel buluşma noktalarından biri olarak gösteriliyor.

//

New York’s iconic Breuer Building is entering a new chapter — this time not through auctions, but through hospitality. Created by Sotheby’s in collaboration with design studio Roman and Williams, Marcel reimagines the legacy of architect Marcel Breuer as a contemporary cultural retreat.

The building’s long-overlooked sunken sculpture garden has been transformed into a lush dining space layered with trees, collectible design, and rotating masterworks from Sotheby’s. More than a restaurant, Marcel functions as a living gallery where art, architecture, and dining quietly coexist.

Balancing the rawness of Brutalism with a softer sense of intimacy, Marcel is already being described as one of New York’s most compelling new gathering spaces.


3
1 weeks ago

Paolo Sorrentino sinemasında ışık, müzik ve görsel ihtişamın içinden geçen karakterler, çoğu zaman aynı sorunun etrafında dolaşır: Hayatı gerçekten yöneten nedir, güç mü, kader mi, yoksa vicdan mı?

Sorrentino’nun gerçek bir hikâyeden yola çıkarak çektiği yeni filmi ‘La Grazia’, yönetmenin kendine özgü görsel dili ve melankolik atmosferini taşısa da filmografisinde farklı bir yerde duruyor.Sorrentino, Alzheimer hastası eşinin acılarına son vermek için onu öldüren bir adama dönemin İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella tarafından verilen affı okuduğu gazete haberinden etkileniyor. Tamamen ahlaki ikilemler üzerine kurulu olan Kieslowski’nin ‘Dekalog’u ise onun için “bütün hikâyelerin hikâyesi”: “Bu filmi yaparken bana rehberlik eden eserlerden biri oldu.” diyor.

Toni Servillo’nun En İyi Erkek Oyuncu Ödülü aldığı, bu yıl Venedik Film Festivali’nin açılış filmi olan ‘La Grazia’, 8 Mayıs’tan itibaren MUBI Türkiye’de gösterimde. Röportajın tamamı 212 Magazine’in Çağımıza Mektup temalı İlkbahar/Yaz sayısında.

Filmden kareler: Andrea Pirrello


3
1
1 weeks ago

Paolo Sorrentino sinemasında ışık, müzik ve görsel ihtişamın içinden geçen karakterler, çoğu zaman aynı sorunun etrafında dolaşır: Hayatı gerçekten yöneten nedir, güç mü, kader mi, yoksa vicdan mı?

Sorrentino’nun gerçek bir hikâyeden yola çıkarak çektiği yeni filmi ‘La Grazia’, yönetmenin kendine özgü görsel dili ve melankolik atmosferini taşısa da filmografisinde farklı bir yerde duruyor.Sorrentino, Alzheimer hastası eşinin acılarına son vermek için onu öldüren bir adama dönemin İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella tarafından verilen affı okuduğu gazete haberinden etkileniyor. Tamamen ahlaki ikilemler üzerine kurulu olan Kieslowski’nin ‘Dekalog’u ise onun için “bütün hikâyelerin hikâyesi”: “Bu filmi yaparken bana rehberlik eden eserlerden biri oldu.” diyor.

Toni Servillo’nun En İyi Erkek Oyuncu Ödülü aldığı, bu yıl Venedik Film Festivali’nin açılış filmi olan ‘La Grazia’, 8 Mayıs’tan itibaren MUBI Türkiye’de gösterimde. Röportajın tamamı 212 Magazine’in Çağımıza Mektup temalı İlkbahar/Yaz sayısında.

Filmden kareler: Andrea Pirrello


3
1
1 weeks ago

Paolo Sorrentino sinemasında ışık, müzik ve görsel ihtişamın içinden geçen karakterler, çoğu zaman aynı sorunun etrafında dolaşır: Hayatı gerçekten yöneten nedir, güç mü, kader mi, yoksa vicdan mı?

Sorrentino’nun gerçek bir hikâyeden yola çıkarak çektiği yeni filmi ‘La Grazia’, yönetmenin kendine özgü görsel dili ve melankolik atmosferini taşısa da filmografisinde farklı bir yerde duruyor.Sorrentino, Alzheimer hastası eşinin acılarına son vermek için onu öldüren bir adama dönemin İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella tarafından verilen affı okuduğu gazete haberinden etkileniyor. Tamamen ahlaki ikilemler üzerine kurulu olan Kieslowski’nin ‘Dekalog’u ise onun için “bütün hikâyelerin hikâyesi”: “Bu filmi yaparken bana rehberlik eden eserlerden biri oldu.” diyor.

Toni Servillo’nun En İyi Erkek Oyuncu Ödülü aldığı, bu yıl Venedik Film Festivali’nin açılış filmi olan ‘La Grazia’, 8 Mayıs’tan itibaren MUBI Türkiye’de gösterimde. Röportajın tamamı 212 Magazine’in Çağımıza Mektup temalı İlkbahar/Yaz sayısında.

Filmden kareler: Andrea Pirrello


3
1
1 weeks ago

Paolo Sorrentino sinemasında ışık, müzik ve görsel ihtişamın içinden geçen karakterler, çoğu zaman aynı sorunun etrafında dolaşır: Hayatı gerçekten yöneten nedir, güç mü, kader mi, yoksa vicdan mı?

Sorrentino’nun gerçek bir hikâyeden yola çıkarak çektiği yeni filmi ‘La Grazia’, yönetmenin kendine özgü görsel dili ve melankolik atmosferini taşısa da filmografisinde farklı bir yerde duruyor.Sorrentino, Alzheimer hastası eşinin acılarına son vermek için onu öldüren bir adama dönemin İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella tarafından verilen affı okuduğu gazete haberinden etkileniyor. Tamamen ahlaki ikilemler üzerine kurulu olan Kieslowski’nin ‘Dekalog’u ise onun için “bütün hikâyelerin hikâyesi”: “Bu filmi yaparken bana rehberlik eden eserlerden biri oldu.” diyor.

Toni Servillo’nun En İyi Erkek Oyuncu Ödülü aldığı, bu yıl Venedik Film Festivali’nin açılış filmi olan ‘La Grazia’, 8 Mayıs’tan itibaren MUBI Türkiye’de gösterimde. Röportajın tamamı 212 Magazine’in Çağımıza Mektup temalı İlkbahar/Yaz sayısında.

Filmden kareler: Andrea Pirrello


3
1
1 weeks ago

Paolo Sorrentino sinemasında ışık, müzik ve görsel ihtişamın içinden geçen karakterler, çoğu zaman aynı sorunun etrafında dolaşır: Hayatı gerçekten yöneten nedir, güç mü, kader mi, yoksa vicdan mı?

Sorrentino’nun gerçek bir hikâyeden yola çıkarak çektiği yeni filmi ‘La Grazia’, yönetmenin kendine özgü görsel dili ve melankolik atmosferini taşısa da filmografisinde farklı bir yerde duruyor.Sorrentino, Alzheimer hastası eşinin acılarına son vermek için onu öldüren bir adama dönemin İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella tarafından verilen affı okuduğu gazete haberinden etkileniyor. Tamamen ahlaki ikilemler üzerine kurulu olan Kieslowski’nin ‘Dekalog’u ise onun için “bütün hikâyelerin hikâyesi”: “Bu filmi yaparken bana rehberlik eden eserlerden biri oldu.” diyor.

Toni Servillo’nun En İyi Erkek Oyuncu Ödülü aldığı, bu yıl Venedik Film Festivali’nin açılış filmi olan ‘La Grazia’, 8 Mayıs’tan itibaren MUBI Türkiye’de gösterimde. Röportajın tamamı 212 Magazine’in Çağımıza Mektup temalı İlkbahar/Yaz sayısında.

Filmden kareler: Andrea Pirrello


3
1
1 weeks ago

Paolo Sorrentino sinemasında ışık, müzik ve görsel ihtişamın içinden geçen karakterler, çoğu zaman aynı sorunun etrafında dolaşır: Hayatı gerçekten yöneten nedir, güç mü, kader mi, yoksa vicdan mı?

Sorrentino’nun gerçek bir hikâyeden yola çıkarak çektiği yeni filmi ‘La Grazia’, yönetmenin kendine özgü görsel dili ve melankolik atmosferini taşısa da filmografisinde farklı bir yerde duruyor.Sorrentino, Alzheimer hastası eşinin acılarına son vermek için onu öldüren bir adama dönemin İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella tarafından verilen affı okuduğu gazete haberinden etkileniyor. Tamamen ahlaki ikilemler üzerine kurulu olan Kieslowski’nin ‘Dekalog’u ise onun için “bütün hikâyelerin hikâyesi”: “Bu filmi yaparken bana rehberlik eden eserlerden biri oldu.” diyor.

Toni Servillo’nun En İyi Erkek Oyuncu Ödülü aldığı, bu yıl Venedik Film Festivali’nin açılış filmi olan ‘La Grazia’, 8 Mayıs’tan itibaren MUBI Türkiye’de gösterimde. Röportajın tamamı 212 Magazine’in Çağımıza Mektup temalı İlkbahar/Yaz sayısında.

Filmden kareler: Andrea Pirrello


3
1
1 weeks ago

Paolo Sorrentino sinemasında ışık, müzik ve görsel ihtişamın içinden geçen karakterler, çoğu zaman aynı sorunun etrafında dolaşır: Hayatı gerçekten yöneten nedir, güç mü, kader mi, yoksa vicdan mı?

Sorrentino’nun gerçek bir hikâyeden yola çıkarak çektiği yeni filmi ‘La Grazia’, yönetmenin kendine özgü görsel dili ve melankolik atmosferini taşısa da filmografisinde farklı bir yerde duruyor.Sorrentino, Alzheimer hastası eşinin acılarına son vermek için onu öldüren bir adama dönemin İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella tarafından verilen affı okuduğu gazete haberinden etkileniyor. Tamamen ahlaki ikilemler üzerine kurulu olan Kieslowski’nin ‘Dekalog’u ise onun için “bütün hikâyelerin hikâyesi”: “Bu filmi yaparken bana rehberlik eden eserlerden biri oldu.” diyor.

Toni Servillo’nun En İyi Erkek Oyuncu Ödülü aldığı, bu yıl Venedik Film Festivali’nin açılış filmi olan ‘La Grazia’, 8 Mayıs’tan itibaren MUBI Türkiye’de gösterimde. Röportajın tamamı 212 Magazine’in Çağımıza Mektup temalı İlkbahar/Yaz sayısında.

Filmden kareler: Andrea Pirrello


3
1
1 weeks ago

Paolo Sorrentino sinemasında ışık, müzik ve görsel ihtişamın içinden geçen karakterler, çoğu zaman aynı sorunun etrafında dolaşır: Hayatı gerçekten yöneten nedir, güç mü, kader mi, yoksa vicdan mı?

Sorrentino’nun gerçek bir hikâyeden yola çıkarak çektiği yeni filmi ‘La Grazia’, yönetmenin kendine özgü görsel dili ve melankolik atmosferini taşısa da filmografisinde farklı bir yerde duruyor.Sorrentino, Alzheimer hastası eşinin acılarına son vermek için onu öldüren bir adama dönemin İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella tarafından verilen affı okuduğu gazete haberinden etkileniyor. Tamamen ahlaki ikilemler üzerine kurulu olan Kieslowski’nin ‘Dekalog’u ise onun için “bütün hikâyelerin hikâyesi”: “Bu filmi yaparken bana rehberlik eden eserlerden biri oldu.” diyor.

Toni Servillo’nun En İyi Erkek Oyuncu Ödülü aldığı, bu yıl Venedik Film Festivali’nin açılış filmi olan ‘La Grazia’, 8 Mayıs’tan itibaren MUBI Türkiye’de gösterimde. Röportajın tamamı 212 Magazine’in Çağımıza Mektup temalı İlkbahar/Yaz sayısında.

Filmden kareler: Andrea Pirrello


3
1
1 weeks ago

Paolo Sorrentino sinemasında ışık, müzik ve görsel ihtişamın içinden geçen karakterler, çoğu zaman aynı sorunun etrafında dolaşır: Hayatı gerçekten yöneten nedir, güç mü, kader mi, yoksa vicdan mı?

Sorrentino’nun gerçek bir hikâyeden yola çıkarak çektiği yeni filmi ‘La Grazia’, yönetmenin kendine özgü görsel dili ve melankolik atmosferini taşısa da filmografisinde farklı bir yerde duruyor.Sorrentino, Alzheimer hastası eşinin acılarına son vermek için onu öldüren bir adama dönemin İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella tarafından verilen affı okuduğu gazete haberinden etkileniyor. Tamamen ahlaki ikilemler üzerine kurulu olan Kieslowski’nin ‘Dekalog’u ise onun için “bütün hikâyelerin hikâyesi”: “Bu filmi yaparken bana rehberlik eden eserlerden biri oldu.” diyor.

Toni Servillo’nun En İyi Erkek Oyuncu Ödülü aldığı, bu yıl Venedik Film Festivali’nin açılış filmi olan ‘La Grazia’, 8 Mayıs’tan itibaren MUBI Türkiye’de gösterimde. Röportajın tamamı 212 Magazine’in Çağımıza Mektup temalı İlkbahar/Yaz sayısında.

Filmden kareler: Andrea Pirrello


3
1
1 weeks ago

Paolo Sorrentino sinemasında ışık, müzik ve görsel ihtişamın içinden geçen karakterler, çoğu zaman aynı sorunun etrafında dolaşır: Hayatı gerçekten yöneten nedir, güç mü, kader mi, yoksa vicdan mı?

Sorrentino’nun gerçek bir hikâyeden yola çıkarak çektiği yeni filmi ‘La Grazia’, yönetmenin kendine özgü görsel dili ve melankolik atmosferini taşısa da filmografisinde farklı bir yerde duruyor.Sorrentino, Alzheimer hastası eşinin acılarına son vermek için onu öldüren bir adama dönemin İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella tarafından verilen affı okuduğu gazete haberinden etkileniyor. Tamamen ahlaki ikilemler üzerine kurulu olan Kieslowski’nin ‘Dekalog’u ise onun için “bütün hikâyelerin hikâyesi”: “Bu filmi yaparken bana rehberlik eden eserlerden biri oldu.” diyor.

Toni Servillo’nun En İyi Erkek Oyuncu Ödülü aldığı, bu yıl Venedik Film Festivali’nin açılış filmi olan ‘La Grazia’, 8 Mayıs’tan itibaren MUBI Türkiye’de gösterimde. Röportajın tamamı 212 Magazine’in Çağımıza Mektup temalı İlkbahar/Yaz sayısında.

Filmden kareler: Andrea Pirrello


3
1
1 weeks ago

Tasarım dünyasının ilham veren global ve yerel yaratıcıları 15 Mayıs’ta Mercado Stage’de bir araya geliyor. Gün boyu sürecek bu biletli ve limitli kapasiteli etkinlik, farklı disiplinlerden isimleri, deneyimlerini ve yaratıcı yolculuklarını paylaşmak üzere ağırlayacak.

📍Mercado Design Days, 14-17 Mayıs tarihlerinde Karaköy 212 Studio’da.

🎟️ Biletler ve detaylı bilgi mercadodesigndays.com’da.

Mercado Design Days’in hayata geçmesini sağlayan partnerlerimize teşekkür ederiz. @212studio @btdesignglobal @ktsm_org @nlinturkey @fermente__ @oksijen_events @zuhalmuzik @tiliafurniture @jotunturkiye @sirmersanmarble @oolai.tea @grob.design @hovagimyanhotel @casacooklife @aloftistanbulkarakoy @bigumigu ❤️‍🔥


280
7
1 weeks ago

Tasarım dünyasının ilham veren global ve yerel yaratıcıları 15 Mayıs’ta Mercado Stage’de bir araya geliyor. Gün boyu sürecek bu biletli ve limitli kapasiteli etkinlik, farklı disiplinlerden isimleri, deneyimlerini ve yaratıcı yolculuklarını paylaşmak üzere ağırlayacak.

📍Mercado Design Days, 14-17 Mayıs tarihlerinde Karaköy 212 Studio’da.

🎟️ Biletler ve detaylı bilgi mercadodesigndays.com’da.

Mercado Design Days’in hayata geçmesini sağlayan partnerlerimize teşekkür ederiz. @212studio @btdesignglobal @ktsm_org @nlinturkey @fermente__ @oksijen_events @zuhalmuzik @tiliafurniture @jotunturkiye @sirmersanmarble @oolai.tea @grob.design @hovagimyanhotel @casacooklife @aloftistanbulkarakoy @bigumigu ❤️‍🔥


280
7
1 weeks ago

Tasarım dünyasının ilham veren global ve yerel yaratıcıları 15 Mayıs’ta Mercado Stage’de bir araya geliyor. Gün boyu sürecek bu biletli ve limitli kapasiteli etkinlik, farklı disiplinlerden isimleri, deneyimlerini ve yaratıcı yolculuklarını paylaşmak üzere ağırlayacak.

📍Mercado Design Days, 14-17 Mayıs tarihlerinde Karaköy 212 Studio’da.

🎟️ Biletler ve detaylı bilgi mercadodesigndays.com’da.

Mercado Design Days’in hayata geçmesini sağlayan partnerlerimize teşekkür ederiz. @212studio @btdesignglobal @ktsm_org @nlinturkey @fermente__ @oksijen_events @zuhalmuzik @tiliafurniture @jotunturkiye @sirmersanmarble @oolai.tea @grob.design @hovagimyanhotel @casacooklife @aloftistanbulkarakoy @bigumigu ❤️‍🔥


280
7
1 weeks ago

Tasarım dünyasının ilham veren global ve yerel yaratıcıları 15 Mayıs’ta Mercado Stage’de bir araya geliyor. Gün boyu sürecek bu biletli ve limitli kapasiteli etkinlik, farklı disiplinlerden isimleri, deneyimlerini ve yaratıcı yolculuklarını paylaşmak üzere ağırlayacak.

📍Mercado Design Days, 14-17 Mayıs tarihlerinde Karaköy 212 Studio’da.

🎟️ Biletler ve detaylı bilgi mercadodesigndays.com’da.

Mercado Design Days’in hayata geçmesini sağlayan partnerlerimize teşekkür ederiz. @212studio @btdesignglobal @ktsm_org @nlinturkey @fermente__ @oksijen_events @zuhalmuzik @tiliafurniture @jotunturkiye @sirmersanmarble @oolai.tea @grob.design @hovagimyanhotel @casacooklife @aloftistanbulkarakoy @bigumigu ❤️‍🔥


280
7
1 weeks ago

Tasarım dünyasının ilham veren global ve yerel yaratıcıları 15 Mayıs’ta Mercado Stage’de bir araya geliyor. Gün boyu sürecek bu biletli ve limitli kapasiteli etkinlik, farklı disiplinlerden isimleri, deneyimlerini ve yaratıcı yolculuklarını paylaşmak üzere ağırlayacak.

📍Mercado Design Days, 14-17 Mayıs tarihlerinde Karaköy 212 Studio’da.

🎟️ Biletler ve detaylı bilgi mercadodesigndays.com’da.

Mercado Design Days’in hayata geçmesini sağlayan partnerlerimize teşekkür ederiz. @212studio @btdesignglobal @ktsm_org @nlinturkey @fermente__ @oksijen_events @zuhalmuzik @tiliafurniture @jotunturkiye @sirmersanmarble @oolai.tea @grob.design @hovagimyanhotel @casacooklife @aloftistanbulkarakoy @bigumigu ❤️‍🔥


280
7
1 weeks ago

Tasarım dünyasının ilham veren global ve yerel yaratıcıları 15 Mayıs’ta Mercado Stage’de bir araya geliyor. Gün boyu sürecek bu biletli ve limitli kapasiteli etkinlik, farklı disiplinlerden isimleri, deneyimlerini ve yaratıcı yolculuklarını paylaşmak üzere ağırlayacak.

📍Mercado Design Days, 14-17 Mayıs tarihlerinde Karaköy 212 Studio’da.

🎟️ Biletler ve detaylı bilgi mercadodesigndays.com’da.

Mercado Design Days’in hayata geçmesini sağlayan partnerlerimize teşekkür ederiz. @212studio @btdesignglobal @ktsm_org @nlinturkey @fermente__ @oksijen_events @zuhalmuzik @tiliafurniture @jotunturkiye @sirmersanmarble @oolai.tea @grob.design @hovagimyanhotel @casacooklife @aloftistanbulkarakoy @bigumigu ❤️‍🔥


280
7
1 weeks ago

Tasarım dünyasının ilham veren global ve yerel yaratıcıları 15 Mayıs’ta Mercado Stage’de bir araya geliyor. Gün boyu sürecek bu biletli ve limitli kapasiteli etkinlik, farklı disiplinlerden isimleri, deneyimlerini ve yaratıcı yolculuklarını paylaşmak üzere ağırlayacak.

📍Mercado Design Days, 14-17 Mayıs tarihlerinde Karaköy 212 Studio’da.

🎟️ Biletler ve detaylı bilgi mercadodesigndays.com’da.

Mercado Design Days’in hayata geçmesini sağlayan partnerlerimize teşekkür ederiz. @212studio @btdesignglobal @ktsm_org @nlinturkey @fermente__ @oksijen_events @zuhalmuzik @tiliafurniture @jotunturkiye @sirmersanmarble @oolai.tea @grob.design @hovagimyanhotel @casacooklife @aloftistanbulkarakoy @bigumigu ❤️‍🔥


280
7
1 weeks ago

Tasarım dünyasının ilham veren global ve yerel yaratıcıları 15 Mayıs’ta Mercado Stage’de bir araya geliyor. Gün boyu sürecek bu biletli ve limitli kapasiteli etkinlik, farklı disiplinlerden isimleri, deneyimlerini ve yaratıcı yolculuklarını paylaşmak üzere ağırlayacak.

📍Mercado Design Days, 14-17 Mayıs tarihlerinde Karaköy 212 Studio’da.

🎟️ Biletler ve detaylı bilgi mercadodesigndays.com’da.

Mercado Design Days’in hayata geçmesini sağlayan partnerlerimize teşekkür ederiz. @212studio @btdesignglobal @ktsm_org @nlinturkey @fermente__ @oksijen_events @zuhalmuzik @tiliafurniture @jotunturkiye @sirmersanmarble @oolai.tea @grob.design @hovagimyanhotel @casacooklife @aloftistanbulkarakoy @bigumigu ❤️‍🔥


280
7
1 weeks ago

Tasarım dünyasının ilham veren global ve yerel yaratıcıları 15 Mayıs’ta Mercado Stage’de bir araya geliyor. Gün boyu sürecek bu biletli ve limitli kapasiteli etkinlik, farklı disiplinlerden isimleri, deneyimlerini ve yaratıcı yolculuklarını paylaşmak üzere ağırlayacak.

📍Mercado Design Days, 14-17 Mayıs tarihlerinde Karaköy 212 Studio’da.

🎟️ Biletler ve detaylı bilgi mercadodesigndays.com’da.

Mercado Design Days’in hayata geçmesini sağlayan partnerlerimize teşekkür ederiz. @212studio @btdesignglobal @ktsm_org @nlinturkey @fermente__ @oksijen_events @zuhalmuzik @tiliafurniture @jotunturkiye @sirmersanmarble @oolai.tea @grob.design @hovagimyanhotel @casacooklife @aloftistanbulkarakoy @bigumigu ❤️‍🔥


280
7
1 weeks ago

Tasarım dünyasının ilham veren global ve yerel yaratıcıları 15 Mayıs’ta Mercado Stage’de bir araya geliyor. Gün boyu sürecek bu biletli ve limitli kapasiteli etkinlik, farklı disiplinlerden isimleri, deneyimlerini ve yaratıcı yolculuklarını paylaşmak üzere ağırlayacak.

📍Mercado Design Days, 14-17 Mayıs tarihlerinde Karaköy 212 Studio’da.

🎟️ Biletler ve detaylı bilgi mercadodesigndays.com’da.

Mercado Design Days’in hayata geçmesini sağlayan partnerlerimize teşekkür ederiz. @212studio @btdesignglobal @ktsm_org @nlinturkey @fermente__ @oksijen_events @zuhalmuzik @tiliafurniture @jotunturkiye @sirmersanmarble @oolai.tea @grob.design @hovagimyanhotel @casacooklife @aloftistanbulkarakoy @bigumigu ❤️‍🔥


280
7
1 weeks ago

Tasarım dünyasının ilham veren global ve yerel yaratıcıları 15 Mayıs’ta Mercado Stage’de bir araya geliyor. Gün boyu sürecek bu biletli ve limitli kapasiteli etkinlik, farklı disiplinlerden isimleri, deneyimlerini ve yaratıcı yolculuklarını paylaşmak üzere ağırlayacak.

📍Mercado Design Days, 14-17 Mayıs tarihlerinde Karaköy 212 Studio’da.

🎟️ Biletler ve detaylı bilgi mercadodesigndays.com’da.

Mercado Design Days’in hayata geçmesini sağlayan partnerlerimize teşekkür ederiz. @212studio @btdesignglobal @ktsm_org @nlinturkey @fermente__ @oksijen_events @zuhalmuzik @tiliafurniture @jotunturkiye @sirmersanmarble @oolai.tea @grob.design @hovagimyanhotel @casacooklife @aloftistanbulkarakoy @bigumigu ❤️‍🔥


280
7
1 weeks ago

Tasarım dünyasının ilham veren global ve yerel yaratıcıları 15 Mayıs’ta Mercado Stage’de bir araya geliyor. Gün boyu sürecek bu biletli ve limitli kapasiteli etkinlik, farklı disiplinlerden isimleri, deneyimlerini ve yaratıcı yolculuklarını paylaşmak üzere ağırlayacak.

📍Mercado Design Days, 14-17 Mayıs tarihlerinde Karaköy 212 Studio’da.

🎟️ Biletler ve detaylı bilgi mercadodesigndays.com’da.

Mercado Design Days’in hayata geçmesini sağlayan partnerlerimize teşekkür ederiz. @212studio @btdesignglobal @ktsm_org @nlinturkey @fermente__ @oksijen_events @zuhalmuzik @tiliafurniture @jotunturkiye @sirmersanmarble @oolai.tea @grob.design @hovagimyanhotel @casacooklife @aloftistanbulkarakoy @bigumigu ❤️‍🔥


280
7
1 weeks ago

Tasarım dünyasının ilham veren global ve yerel yaratıcıları 15 Mayıs’ta Mercado Stage’de bir araya geliyor. Gün boyu sürecek bu biletli ve limitli kapasiteli etkinlik, farklı disiplinlerden isimleri, deneyimlerini ve yaratıcı yolculuklarını paylaşmak üzere ağırlayacak.

📍Mercado Design Days, 14-17 Mayıs tarihlerinde Karaköy 212 Studio’da.

🎟️ Biletler ve detaylı bilgi mercadodesigndays.com’da.

Mercado Design Days’in hayata geçmesini sağlayan partnerlerimize teşekkür ederiz. @212studio @btdesignglobal @ktsm_org @nlinturkey @fermente__ @oksijen_events @zuhalmuzik @tiliafurniture @jotunturkiye @sirmersanmarble @oolai.tea @grob.design @hovagimyanhotel @casacooklife @aloftistanbulkarakoy @bigumigu ❤️‍🔥


280
7
1 weeks ago

Umbria’nın kırsal dokusu içinde, Montegabbione yakınlarında konumlanan La Scarzuola, ilk bakışta tipik bir Orta İtalya yerleşimi gibi görünsede, alan 13. yüzyıla uzanan bir Saint Francis of Assisi anlatısıyla başlayıp, 20. yüzyılda radikal bir mimari yoruma evrilmesiyle ayrışıyor.

Yerleşimin çekirdeğini oluşturan Fransisken manastırının, Aziz Francis’in su bitkilerinden (scarza) inşa ettiği mütevazı bir kulübenin üzerine kurulduğu kabul ediliyor. 1957’de alanı satın alan Tommaso Buzzi ise mevcut yapıyı korurken yanına kendi “ideal şehir” yorumunu ekliyor. Yaklaşık yirmi yıl süren bu süreçte ortaya çıkan kurgu, klasik bir yerleşimden çok katmanlı bir düşünce alanı gibi çalışıyor.

Buzzi, tasarımında mekâna yön vermek yerine onu bilinçli olarak yönsüz bırakıyor. Merdivenler belirli bir varışa değil, farklı olasılıklara açılıyor; güneş ve ay sahne gibi karşı karşıya geliyor; “Grande Madre” figürü doğa ile insan arasında sembolik bir denge kuruyor. İlhamını Hypnerotomachia Poliphili’den alan bu yapı, Tower of Babel, piramitler ve antik formlar gibi referansları yeniden yorumluyor.

Mayıs ayında bölgenin yeşil dokusu belirginleşirken, anlaşılmayı bekleyen sembollerle dolu mimarisi ideal bir seyahat planı sunuyor.


293
1
2 weeks ago

Umbria’nın kırsal dokusu içinde, Montegabbione yakınlarında konumlanan La Scarzuola, ilk bakışta tipik bir Orta İtalya yerleşimi gibi görünsede, alan 13. yüzyıla uzanan bir Saint Francis of Assisi anlatısıyla başlayıp, 20. yüzyılda radikal bir mimari yoruma evrilmesiyle ayrışıyor.

Yerleşimin çekirdeğini oluşturan Fransisken manastırının, Aziz Francis’in su bitkilerinden (scarza) inşa ettiği mütevazı bir kulübenin üzerine kurulduğu kabul ediliyor. 1957’de alanı satın alan Tommaso Buzzi ise mevcut yapıyı korurken yanına kendi “ideal şehir” yorumunu ekliyor. Yaklaşık yirmi yıl süren bu süreçte ortaya çıkan kurgu, klasik bir yerleşimden çok katmanlı bir düşünce alanı gibi çalışıyor.

Buzzi, tasarımında mekâna yön vermek yerine onu bilinçli olarak yönsüz bırakıyor. Merdivenler belirli bir varışa değil, farklı olasılıklara açılıyor; güneş ve ay sahne gibi karşı karşıya geliyor; “Grande Madre” figürü doğa ile insan arasında sembolik bir denge kuruyor. İlhamını Hypnerotomachia Poliphili’den alan bu yapı, Tower of Babel, piramitler ve antik formlar gibi referansları yeniden yorumluyor.

Mayıs ayında bölgenin yeşil dokusu belirginleşirken, anlaşılmayı bekleyen sembollerle dolu mimarisi ideal bir seyahat planı sunuyor.


293
1
2 weeks ago

Umbria’nın kırsal dokusu içinde, Montegabbione yakınlarında konumlanan La Scarzuola, ilk bakışta tipik bir Orta İtalya yerleşimi gibi görünsede, alan 13. yüzyıla uzanan bir Saint Francis of Assisi anlatısıyla başlayıp, 20. yüzyılda radikal bir mimari yoruma evrilmesiyle ayrışıyor.

Yerleşimin çekirdeğini oluşturan Fransisken manastırının, Aziz Francis’in su bitkilerinden (scarza) inşa ettiği mütevazı bir kulübenin üzerine kurulduğu kabul ediliyor. 1957’de alanı satın alan Tommaso Buzzi ise mevcut yapıyı korurken yanına kendi “ideal şehir” yorumunu ekliyor. Yaklaşık yirmi yıl süren bu süreçte ortaya çıkan kurgu, klasik bir yerleşimden çok katmanlı bir düşünce alanı gibi çalışıyor.

Buzzi, tasarımında mekâna yön vermek yerine onu bilinçli olarak yönsüz bırakıyor. Merdivenler belirli bir varışa değil, farklı olasılıklara açılıyor; güneş ve ay sahne gibi karşı karşıya geliyor; “Grande Madre” figürü doğa ile insan arasında sembolik bir denge kuruyor. İlhamını Hypnerotomachia Poliphili’den alan bu yapı, Tower of Babel, piramitler ve antik formlar gibi referansları yeniden yorumluyor.

Mayıs ayında bölgenin yeşil dokusu belirginleşirken, anlaşılmayı bekleyen sembollerle dolu mimarisi ideal bir seyahat planı sunuyor.


293
1
2 weeks ago

Umbria’nın kırsal dokusu içinde, Montegabbione yakınlarında konumlanan La Scarzuola, ilk bakışta tipik bir Orta İtalya yerleşimi gibi görünsede, alan 13. yüzyıla uzanan bir Saint Francis of Assisi anlatısıyla başlayıp, 20. yüzyılda radikal bir mimari yoruma evrilmesiyle ayrışıyor.

Yerleşimin çekirdeğini oluşturan Fransisken manastırının, Aziz Francis’in su bitkilerinden (scarza) inşa ettiği mütevazı bir kulübenin üzerine kurulduğu kabul ediliyor. 1957’de alanı satın alan Tommaso Buzzi ise mevcut yapıyı korurken yanına kendi “ideal şehir” yorumunu ekliyor. Yaklaşık yirmi yıl süren bu süreçte ortaya çıkan kurgu, klasik bir yerleşimden çok katmanlı bir düşünce alanı gibi çalışıyor.

Buzzi, tasarımında mekâna yön vermek yerine onu bilinçli olarak yönsüz bırakıyor. Merdivenler belirli bir varışa değil, farklı olasılıklara açılıyor; güneş ve ay sahne gibi karşı karşıya geliyor; “Grande Madre” figürü doğa ile insan arasında sembolik bir denge kuruyor. İlhamını Hypnerotomachia Poliphili’den alan bu yapı, Tower of Babel, piramitler ve antik formlar gibi referansları yeniden yorumluyor.

Mayıs ayında bölgenin yeşil dokusu belirginleşirken, anlaşılmayı bekleyen sembollerle dolu mimarisi ideal bir seyahat planı sunuyor.


293
1
2 weeks ago

Umbria’nın kırsal dokusu içinde, Montegabbione yakınlarında konumlanan La Scarzuola, ilk bakışta tipik bir Orta İtalya yerleşimi gibi görünsede, alan 13. yüzyıla uzanan bir Saint Francis of Assisi anlatısıyla başlayıp, 20. yüzyılda radikal bir mimari yoruma evrilmesiyle ayrışıyor.

Yerleşimin çekirdeğini oluşturan Fransisken manastırının, Aziz Francis’in su bitkilerinden (scarza) inşa ettiği mütevazı bir kulübenin üzerine kurulduğu kabul ediliyor. 1957’de alanı satın alan Tommaso Buzzi ise mevcut yapıyı korurken yanına kendi “ideal şehir” yorumunu ekliyor. Yaklaşık yirmi yıl süren bu süreçte ortaya çıkan kurgu, klasik bir yerleşimden çok katmanlı bir düşünce alanı gibi çalışıyor.

Buzzi, tasarımında mekâna yön vermek yerine onu bilinçli olarak yönsüz bırakıyor. Merdivenler belirli bir varışa değil, farklı olasılıklara açılıyor; güneş ve ay sahne gibi karşı karşıya geliyor; “Grande Madre” figürü doğa ile insan arasında sembolik bir denge kuruyor. İlhamını Hypnerotomachia Poliphili’den alan bu yapı, Tower of Babel, piramitler ve antik formlar gibi referansları yeniden yorumluyor.

Mayıs ayında bölgenin yeşil dokusu belirginleşirken, anlaşılmayı bekleyen sembollerle dolu mimarisi ideal bir seyahat planı sunuyor.


293
1
2 weeks ago

Umbria’nın kırsal dokusu içinde, Montegabbione yakınlarında konumlanan La Scarzuola, ilk bakışta tipik bir Orta İtalya yerleşimi gibi görünsede, alan 13. yüzyıla uzanan bir Saint Francis of Assisi anlatısıyla başlayıp, 20. yüzyılda radikal bir mimari yoruma evrilmesiyle ayrışıyor.

Yerleşimin çekirdeğini oluşturan Fransisken manastırının, Aziz Francis’in su bitkilerinden (scarza) inşa ettiği mütevazı bir kulübenin üzerine kurulduğu kabul ediliyor. 1957’de alanı satın alan Tommaso Buzzi ise mevcut yapıyı korurken yanına kendi “ideal şehir” yorumunu ekliyor. Yaklaşık yirmi yıl süren bu süreçte ortaya çıkan kurgu, klasik bir yerleşimden çok katmanlı bir düşünce alanı gibi çalışıyor.

Buzzi, tasarımında mekâna yön vermek yerine onu bilinçli olarak yönsüz bırakıyor. Merdivenler belirli bir varışa değil, farklı olasılıklara açılıyor; güneş ve ay sahne gibi karşı karşıya geliyor; “Grande Madre” figürü doğa ile insan arasında sembolik bir denge kuruyor. İlhamını Hypnerotomachia Poliphili’den alan bu yapı, Tower of Babel, piramitler ve antik formlar gibi referansları yeniden yorumluyor.

Mayıs ayında bölgenin yeşil dokusu belirginleşirken, anlaşılmayı bekleyen sembollerle dolu mimarisi ideal bir seyahat planı sunuyor.


293
1
2 weeks ago

Umbria’nın kırsal dokusu içinde, Montegabbione yakınlarında konumlanan La Scarzuola, ilk bakışta tipik bir Orta İtalya yerleşimi gibi görünsede, alan 13. yüzyıla uzanan bir Saint Francis of Assisi anlatısıyla başlayıp, 20. yüzyılda radikal bir mimari yoruma evrilmesiyle ayrışıyor.

Yerleşimin çekirdeğini oluşturan Fransisken manastırının, Aziz Francis’in su bitkilerinden (scarza) inşa ettiği mütevazı bir kulübenin üzerine kurulduğu kabul ediliyor. 1957’de alanı satın alan Tommaso Buzzi ise mevcut yapıyı korurken yanına kendi “ideal şehir” yorumunu ekliyor. Yaklaşık yirmi yıl süren bu süreçte ortaya çıkan kurgu, klasik bir yerleşimden çok katmanlı bir düşünce alanı gibi çalışıyor.

Buzzi, tasarımında mekâna yön vermek yerine onu bilinçli olarak yönsüz bırakıyor. Merdivenler belirli bir varışa değil, farklı olasılıklara açılıyor; güneş ve ay sahne gibi karşı karşıya geliyor; “Grande Madre” figürü doğa ile insan arasında sembolik bir denge kuruyor. İlhamını Hypnerotomachia Poliphili’den alan bu yapı, Tower of Babel, piramitler ve antik formlar gibi referansları yeniden yorumluyor.

Mayıs ayında bölgenin yeşil dokusu belirginleşirken, anlaşılmayı bekleyen sembollerle dolu mimarisi ideal bir seyahat planı sunuyor.


293
1
2 weeks ago

Umbria’nın kırsal dokusu içinde, Montegabbione yakınlarında konumlanan La Scarzuola, ilk bakışta tipik bir Orta İtalya yerleşimi gibi görünsede, alan 13. yüzyıla uzanan bir Saint Francis of Assisi anlatısıyla başlayıp, 20. yüzyılda radikal bir mimari yoruma evrilmesiyle ayrışıyor.

Yerleşimin çekirdeğini oluşturan Fransisken manastırının, Aziz Francis’in su bitkilerinden (scarza) inşa ettiği mütevazı bir kulübenin üzerine kurulduğu kabul ediliyor. 1957’de alanı satın alan Tommaso Buzzi ise mevcut yapıyı korurken yanına kendi “ideal şehir” yorumunu ekliyor. Yaklaşık yirmi yıl süren bu süreçte ortaya çıkan kurgu, klasik bir yerleşimden çok katmanlı bir düşünce alanı gibi çalışıyor.

Buzzi, tasarımında mekâna yön vermek yerine onu bilinçli olarak yönsüz bırakıyor. Merdivenler belirli bir varışa değil, farklı olasılıklara açılıyor; güneş ve ay sahne gibi karşı karşıya geliyor; “Grande Madre” figürü doğa ile insan arasında sembolik bir denge kuruyor. İlhamını Hypnerotomachia Poliphili’den alan bu yapı, Tower of Babel, piramitler ve antik formlar gibi referansları yeniden yorumluyor.

Mayıs ayında bölgenin yeşil dokusu belirginleşirken, anlaşılmayı bekleyen sembollerle dolu mimarisi ideal bir seyahat planı sunuyor.


293
1
2 weeks ago

Umbria’nın kırsal dokusu içinde, Montegabbione yakınlarında konumlanan La Scarzuola, ilk bakışta tipik bir Orta İtalya yerleşimi gibi görünsede, alan 13. yüzyıla uzanan bir Saint Francis of Assisi anlatısıyla başlayıp, 20. yüzyılda radikal bir mimari yoruma evrilmesiyle ayrışıyor.

Yerleşimin çekirdeğini oluşturan Fransisken manastırının, Aziz Francis’in su bitkilerinden (scarza) inşa ettiği mütevazı bir kulübenin üzerine kurulduğu kabul ediliyor. 1957’de alanı satın alan Tommaso Buzzi ise mevcut yapıyı korurken yanına kendi “ideal şehir” yorumunu ekliyor. Yaklaşık yirmi yıl süren bu süreçte ortaya çıkan kurgu, klasik bir yerleşimden çok katmanlı bir düşünce alanı gibi çalışıyor.

Buzzi, tasarımında mekâna yön vermek yerine onu bilinçli olarak yönsüz bırakıyor. Merdivenler belirli bir varışa değil, farklı olasılıklara açılıyor; güneş ve ay sahne gibi karşı karşıya geliyor; “Grande Madre” figürü doğa ile insan arasında sembolik bir denge kuruyor. İlhamını Hypnerotomachia Poliphili’den alan bu yapı, Tower of Babel, piramitler ve antik formlar gibi referansları yeniden yorumluyor.

Mayıs ayında bölgenin yeşil dokusu belirginleşirken, anlaşılmayı bekleyen sembollerle dolu mimarisi ideal bir seyahat planı sunuyor.


293
1
2 weeks ago

Umbria’nın kırsal dokusu içinde, Montegabbione yakınlarında konumlanan La Scarzuola, ilk bakışta tipik bir Orta İtalya yerleşimi gibi görünsede, alan 13. yüzyıla uzanan bir Saint Francis of Assisi anlatısıyla başlayıp, 20. yüzyılda radikal bir mimari yoruma evrilmesiyle ayrışıyor.

Yerleşimin çekirdeğini oluşturan Fransisken manastırının, Aziz Francis’in su bitkilerinden (scarza) inşa ettiği mütevazı bir kulübenin üzerine kurulduğu kabul ediliyor. 1957’de alanı satın alan Tommaso Buzzi ise mevcut yapıyı korurken yanına kendi “ideal şehir” yorumunu ekliyor. Yaklaşık yirmi yıl süren bu süreçte ortaya çıkan kurgu, klasik bir yerleşimden çok katmanlı bir düşünce alanı gibi çalışıyor.

Buzzi, tasarımında mekâna yön vermek yerine onu bilinçli olarak yönsüz bırakıyor. Merdivenler belirli bir varışa değil, farklı olasılıklara açılıyor; güneş ve ay sahne gibi karşı karşıya geliyor; “Grande Madre” figürü doğa ile insan arasında sembolik bir denge kuruyor. İlhamını Hypnerotomachia Poliphili’den alan bu yapı, Tower of Babel, piramitler ve antik formlar gibi referansları yeniden yorumluyor.

Mayıs ayında bölgenin yeşil dokusu belirginleşirken, anlaşılmayı bekleyen sembollerle dolu mimarisi ideal bir seyahat planı sunuyor.


293
1
2 weeks ago

İki ikon bir arada! Yeni Mercedes-Maybach S-Serisi, The Devil Wears Prada 2 ile buluşuyor. 👠

#TheDevilWearsPrada2 1 Mayıs’ta sinemalarda.

@mercedesbenzturkiye @disneystudiosturkiye

#işbirliği


3
7
2 weeks ago

Milano’da en çok akılda kalanları derledik: Milano Design Week 2026’da tasarım, ürünlerden çok atmosferler ve karşılaşmalar üzerinden konuşuldu; ritüelden yapay zekâya uzanan hatta anlam üretme biçimini yeniden kurdu.

Kapakta: @linaghotmeh, ‘Metamorphosis in Motion’ ile Palazzo Litta’nın barok avlusunu rotasız bir peyzaja çevirerek izleyiciyi yönlendirmek yerine yavaşlatan bir mekan önerdi.

Özbekistan Pavyonu’ndaki ‘When Apricots Blossom’, tekstil, yemek ve barınma temaları üzerinden zanaatı ekoloji ve kolektif hafızayla birlikte çalışan canlı bir sistem olarak yeniden kurguladı.

@demna’nın küratörlüğündeki ‘Gucci Memoria’, @gucci’nin 105 yıllık arşivini goblenler üzerinden kurgulayarak geçmişi sahnelenmiş ve katmanlı bir hafıza alanı olarak ele aldı.

@aesop, ‘The Factory of Light’ ile ışığı yalnızca aydınlatma değil, mekanı kuran ve üretim sürecini görünür kılan temel bir malzeme olarak ele aldı.

‘Reference Library’, @jilsander x @apartamentomagazine’in davet ettiği yazarlar, mimarlar ve yaratıcı profesyonellerin seçtiği 60 kitapla, farklı disiplinlerin önerilerinden oluşan kolektif bir kütüphane kurdu ve okumayı yavaş ve fiziksel bir deneyim olarak konumlandırdı.

The Eames Houses, Charles ve Ray Eames’in konut projelerini ilk kez bu ölçekte bir araya getirirken, @eamesoffice ile @kettal iş birliğiyle geliştirilen Eames Pavilion System’i tam ölçekli sunarak Eames’lerin modüler, esnek ve insan ölçeğine duyarlı yaşam fikrini görünür kıldı.

@prada Home, @theastergates küratörlüğündeki ‘Chawan Cabinet’ ile Japon çay kasesi geleneğini güncel üretimle buluşturarak ritüel, zanaat ve gündelik yaşam arasında süreklilik kurdu.

@chloe, @chemena Kamali yönetiminde Christian Adam’ın 1970 tarihli Tomato Chair’ini @poltronova iş birliğiyle yeniden üretti. Dört renkte ve sipariş üzerine hazırlanan parça, 70’lerin radikal tasarım enerjisini Chloé’nin bohem diliyle buluşturdu.

@toyo_ito_architects ile @fondationcartier iş birliğindeki ‘Andrea Branzi: Continuous Present’, @andrea_branzi’nin Archizoom’dan Memphis’e uzanan pratiğini ilişkiler, sistemler ve süreklilik fikri etrafında yeniden okudu.


3
2 weeks ago

Milano’da en çok akılda kalanları derledik: Milano Design Week 2026’da tasarım, ürünlerden çok atmosferler ve karşılaşmalar üzerinden konuşuldu; ritüelden yapay zekâya uzanan hatta anlam üretme biçimini yeniden kurdu.

Kapakta: @linaghotmeh, ‘Metamorphosis in Motion’ ile Palazzo Litta’nın barok avlusunu rotasız bir peyzaja çevirerek izleyiciyi yönlendirmek yerine yavaşlatan bir mekan önerdi.

Özbekistan Pavyonu’ndaki ‘When Apricots Blossom’, tekstil, yemek ve barınma temaları üzerinden zanaatı ekoloji ve kolektif hafızayla birlikte çalışan canlı bir sistem olarak yeniden kurguladı.

@demna’nın küratörlüğündeki ‘Gucci Memoria’, @gucci’nin 105 yıllık arşivini goblenler üzerinden kurgulayarak geçmişi sahnelenmiş ve katmanlı bir hafıza alanı olarak ele aldı.

@aesop, ‘The Factory of Light’ ile ışığı yalnızca aydınlatma değil, mekanı kuran ve üretim sürecini görünür kılan temel bir malzeme olarak ele aldı.

‘Reference Library’, @jilsander x @apartamentomagazine’in davet ettiği yazarlar, mimarlar ve yaratıcı profesyonellerin seçtiği 60 kitapla, farklı disiplinlerin önerilerinden oluşan kolektif bir kütüphane kurdu ve okumayı yavaş ve fiziksel bir deneyim olarak konumlandırdı.

The Eames Houses, Charles ve Ray Eames’in konut projelerini ilk kez bu ölçekte bir araya getirirken, @eamesoffice ile @kettal iş birliğiyle geliştirilen Eames Pavilion System’i tam ölçekli sunarak Eames’lerin modüler, esnek ve insan ölçeğine duyarlı yaşam fikrini görünür kıldı.

@prada Home, @theastergates küratörlüğündeki ‘Chawan Cabinet’ ile Japon çay kasesi geleneğini güncel üretimle buluşturarak ritüel, zanaat ve gündelik yaşam arasında süreklilik kurdu.

@chloe, @chemena Kamali yönetiminde Christian Adam’ın 1970 tarihli Tomato Chair’ini @poltronova iş birliğiyle yeniden üretti. Dört renkte ve sipariş üzerine hazırlanan parça, 70’lerin radikal tasarım enerjisini Chloé’nin bohem diliyle buluşturdu.

@toyo_ito_architects ile @fondationcartier iş birliğindeki ‘Andrea Branzi: Continuous Present’, @andrea_branzi’nin Archizoom’dan Memphis’e uzanan pratiğini ilişkiler, sistemler ve süreklilik fikri etrafında yeniden okudu.


3
2 weeks ago

Milano’da en çok akılda kalanları derledik: Milano Design Week 2026’da tasarım, ürünlerden çok atmosferler ve karşılaşmalar üzerinden konuşuldu; ritüelden yapay zekâya uzanan hatta anlam üretme biçimini yeniden kurdu.

Kapakta: @linaghotmeh, ‘Metamorphosis in Motion’ ile Palazzo Litta’nın barok avlusunu rotasız bir peyzaja çevirerek izleyiciyi yönlendirmek yerine yavaşlatan bir mekan önerdi.

Özbekistan Pavyonu’ndaki ‘When Apricots Blossom’, tekstil, yemek ve barınma temaları üzerinden zanaatı ekoloji ve kolektif hafızayla birlikte çalışan canlı bir sistem olarak yeniden kurguladı.

@demna’nın küratörlüğündeki ‘Gucci Memoria’, @gucci’nin 105 yıllık arşivini goblenler üzerinden kurgulayarak geçmişi sahnelenmiş ve katmanlı bir hafıza alanı olarak ele aldı.

@aesop, ‘The Factory of Light’ ile ışığı yalnızca aydınlatma değil, mekanı kuran ve üretim sürecini görünür kılan temel bir malzeme olarak ele aldı.

‘Reference Library’, @jilsander x @apartamentomagazine’in davet ettiği yazarlar, mimarlar ve yaratıcı profesyonellerin seçtiği 60 kitapla, farklı disiplinlerin önerilerinden oluşan kolektif bir kütüphane kurdu ve okumayı yavaş ve fiziksel bir deneyim olarak konumlandırdı.

The Eames Houses, Charles ve Ray Eames’in konut projelerini ilk kez bu ölçekte bir araya getirirken, @eamesoffice ile @kettal iş birliğiyle geliştirilen Eames Pavilion System’i tam ölçekli sunarak Eames’lerin modüler, esnek ve insan ölçeğine duyarlı yaşam fikrini görünür kıldı.

@prada Home, @theastergates küratörlüğündeki ‘Chawan Cabinet’ ile Japon çay kasesi geleneğini güncel üretimle buluşturarak ritüel, zanaat ve gündelik yaşam arasında süreklilik kurdu.

@chloe, @chemena Kamali yönetiminde Christian Adam’ın 1970 tarihli Tomato Chair’ini @poltronova iş birliğiyle yeniden üretti. Dört renkte ve sipariş üzerine hazırlanan parça, 70’lerin radikal tasarım enerjisini Chloé’nin bohem diliyle buluşturdu.

@toyo_ito_architects ile @fondationcartier iş birliğindeki ‘Andrea Branzi: Continuous Present’, @andrea_branzi’nin Archizoom’dan Memphis’e uzanan pratiğini ilişkiler, sistemler ve süreklilik fikri etrafında yeniden okudu.


3
2 weeks ago

Milano’da en çok akılda kalanları derledik: Milano Design Week 2026’da tasarım, ürünlerden çok atmosferler ve karşılaşmalar üzerinden konuşuldu; ritüelden yapay zekâya uzanan hatta anlam üretme biçimini yeniden kurdu.

Kapakta: @linaghotmeh, ‘Metamorphosis in Motion’ ile Palazzo Litta’nın barok avlusunu rotasız bir peyzaja çevirerek izleyiciyi yönlendirmek yerine yavaşlatan bir mekan önerdi.

Özbekistan Pavyonu’ndaki ‘When Apricots Blossom’, tekstil, yemek ve barınma temaları üzerinden zanaatı ekoloji ve kolektif hafızayla birlikte çalışan canlı bir sistem olarak yeniden kurguladı.

@demna’nın küratörlüğündeki ‘Gucci Memoria’, @gucci’nin 105 yıllık arşivini goblenler üzerinden kurgulayarak geçmişi sahnelenmiş ve katmanlı bir hafıza alanı olarak ele aldı.

@aesop, ‘The Factory of Light’ ile ışığı yalnızca aydınlatma değil, mekanı kuran ve üretim sürecini görünür kılan temel bir malzeme olarak ele aldı.

‘Reference Library’, @jilsander x @apartamentomagazine’in davet ettiği yazarlar, mimarlar ve yaratıcı profesyonellerin seçtiği 60 kitapla, farklı disiplinlerin önerilerinden oluşan kolektif bir kütüphane kurdu ve okumayı yavaş ve fiziksel bir deneyim olarak konumlandırdı.

The Eames Houses, Charles ve Ray Eames’in konut projelerini ilk kez bu ölçekte bir araya getirirken, @eamesoffice ile @kettal iş birliğiyle geliştirilen Eames Pavilion System’i tam ölçekli sunarak Eames’lerin modüler, esnek ve insan ölçeğine duyarlı yaşam fikrini görünür kıldı.

@prada Home, @theastergates küratörlüğündeki ‘Chawan Cabinet’ ile Japon çay kasesi geleneğini güncel üretimle buluşturarak ritüel, zanaat ve gündelik yaşam arasında süreklilik kurdu.

@chloe, @chemena Kamali yönetiminde Christian Adam’ın 1970 tarihli Tomato Chair’ini @poltronova iş birliğiyle yeniden üretti. Dört renkte ve sipariş üzerine hazırlanan parça, 70’lerin radikal tasarım enerjisini Chloé’nin bohem diliyle buluşturdu.

@toyo_ito_architects ile @fondationcartier iş birliğindeki ‘Andrea Branzi: Continuous Present’, @andrea_branzi’nin Archizoom’dan Memphis’e uzanan pratiğini ilişkiler, sistemler ve süreklilik fikri etrafında yeniden okudu.


3
2 weeks ago

Milano’da en çok akılda kalanları derledik: Milano Design Week 2026’da tasarım, ürünlerden çok atmosferler ve karşılaşmalar üzerinden konuşuldu; ritüelden yapay zekâya uzanan hatta anlam üretme biçimini yeniden kurdu.

Kapakta: @linaghotmeh, ‘Metamorphosis in Motion’ ile Palazzo Litta’nın barok avlusunu rotasız bir peyzaja çevirerek izleyiciyi yönlendirmek yerine yavaşlatan bir mekan önerdi.

Özbekistan Pavyonu’ndaki ‘When Apricots Blossom’, tekstil, yemek ve barınma temaları üzerinden zanaatı ekoloji ve kolektif hafızayla birlikte çalışan canlı bir sistem olarak yeniden kurguladı.

@demna’nın küratörlüğündeki ‘Gucci Memoria’, @gucci’nin 105 yıllık arşivini goblenler üzerinden kurgulayarak geçmişi sahnelenmiş ve katmanlı bir hafıza alanı olarak ele aldı.

@aesop, ‘The Factory of Light’ ile ışığı yalnızca aydınlatma değil, mekanı kuran ve üretim sürecini görünür kılan temel bir malzeme olarak ele aldı.

‘Reference Library’, @jilsander x @apartamentomagazine’in davet ettiği yazarlar, mimarlar ve yaratıcı profesyonellerin seçtiği 60 kitapla, farklı disiplinlerin önerilerinden oluşan kolektif bir kütüphane kurdu ve okumayı yavaş ve fiziksel bir deneyim olarak konumlandırdı.

The Eames Houses, Charles ve Ray Eames’in konut projelerini ilk kez bu ölçekte bir araya getirirken, @eamesoffice ile @kettal iş birliğiyle geliştirilen Eames Pavilion System’i tam ölçekli sunarak Eames’lerin modüler, esnek ve insan ölçeğine duyarlı yaşam fikrini görünür kıldı.

@prada Home, @theastergates küratörlüğündeki ‘Chawan Cabinet’ ile Japon çay kasesi geleneğini güncel üretimle buluşturarak ritüel, zanaat ve gündelik yaşam arasında süreklilik kurdu.

@chloe, @chemena Kamali yönetiminde Christian Adam’ın 1970 tarihli Tomato Chair’ini @poltronova iş birliğiyle yeniden üretti. Dört renkte ve sipariş üzerine hazırlanan parça, 70’lerin radikal tasarım enerjisini Chloé’nin bohem diliyle buluşturdu.

@toyo_ito_architects ile @fondationcartier iş birliğindeki ‘Andrea Branzi: Continuous Present’, @andrea_branzi’nin Archizoom’dan Memphis’e uzanan pratiğini ilişkiler, sistemler ve süreklilik fikri etrafında yeniden okudu.


3
2 weeks ago

Milano’da en çok akılda kalanları derledik: Milano Design Week 2026’da tasarım, ürünlerden çok atmosferler ve karşılaşmalar üzerinden konuşuldu; ritüelden yapay zekâya uzanan hatta anlam üretme biçimini yeniden kurdu.

Kapakta: @linaghotmeh, ‘Metamorphosis in Motion’ ile Palazzo Litta’nın barok avlusunu rotasız bir peyzaja çevirerek izleyiciyi yönlendirmek yerine yavaşlatan bir mekan önerdi.

Özbekistan Pavyonu’ndaki ‘When Apricots Blossom’, tekstil, yemek ve barınma temaları üzerinden zanaatı ekoloji ve kolektif hafızayla birlikte çalışan canlı bir sistem olarak yeniden kurguladı.

@demna’nın küratörlüğündeki ‘Gucci Memoria’, @gucci’nin 105 yıllık arşivini goblenler üzerinden kurgulayarak geçmişi sahnelenmiş ve katmanlı bir hafıza alanı olarak ele aldı.

@aesop, ‘The Factory of Light’ ile ışığı yalnızca aydınlatma değil, mekanı kuran ve üretim sürecini görünür kılan temel bir malzeme olarak ele aldı.

‘Reference Library’, @jilsander x @apartamentomagazine’in davet ettiği yazarlar, mimarlar ve yaratıcı profesyonellerin seçtiği 60 kitapla, farklı disiplinlerin önerilerinden oluşan kolektif bir kütüphane kurdu ve okumayı yavaş ve fiziksel bir deneyim olarak konumlandırdı.

The Eames Houses, Charles ve Ray Eames’in konut projelerini ilk kez bu ölçekte bir araya getirirken, @eamesoffice ile @kettal iş birliğiyle geliştirilen Eames Pavilion System’i tam ölçekli sunarak Eames’lerin modüler, esnek ve insan ölçeğine duyarlı yaşam fikrini görünür kıldı.

@prada Home, @theastergates küratörlüğündeki ‘Chawan Cabinet’ ile Japon çay kasesi geleneğini güncel üretimle buluşturarak ritüel, zanaat ve gündelik yaşam arasında süreklilik kurdu.

@chloe, @chemena Kamali yönetiminde Christian Adam’ın 1970 tarihli Tomato Chair’ini @poltronova iş birliğiyle yeniden üretti. Dört renkte ve sipariş üzerine hazırlanan parça, 70’lerin radikal tasarım enerjisini Chloé’nin bohem diliyle buluşturdu.

@toyo_ito_architects ile @fondationcartier iş birliğindeki ‘Andrea Branzi: Continuous Present’, @andrea_branzi’nin Archizoom’dan Memphis’e uzanan pratiğini ilişkiler, sistemler ve süreklilik fikri etrafında yeniden okudu.


3
2 weeks ago

Milano’da en çok akılda kalanları derledik: Milano Design Week 2026’da tasarım, ürünlerden çok atmosferler ve karşılaşmalar üzerinden konuşuldu; ritüelden yapay zekâya uzanan hatta anlam üretme biçimini yeniden kurdu.

Kapakta: @linaghotmeh, ‘Metamorphosis in Motion’ ile Palazzo Litta’nın barok avlusunu rotasız bir peyzaja çevirerek izleyiciyi yönlendirmek yerine yavaşlatan bir mekan önerdi.

Özbekistan Pavyonu’ndaki ‘When Apricots Blossom’, tekstil, yemek ve barınma temaları üzerinden zanaatı ekoloji ve kolektif hafızayla birlikte çalışan canlı bir sistem olarak yeniden kurguladı.

@demna’nın küratörlüğündeki ‘Gucci Memoria’, @gucci’nin 105 yıllık arşivini goblenler üzerinden kurgulayarak geçmişi sahnelenmiş ve katmanlı bir hafıza alanı olarak ele aldı.

@aesop, ‘The Factory of Light’ ile ışığı yalnızca aydınlatma değil, mekanı kuran ve üretim sürecini görünür kılan temel bir malzeme olarak ele aldı.

‘Reference Library’, @jilsander x @apartamentomagazine’in davet ettiği yazarlar, mimarlar ve yaratıcı profesyonellerin seçtiği 60 kitapla, farklı disiplinlerin önerilerinden oluşan kolektif bir kütüphane kurdu ve okumayı yavaş ve fiziksel bir deneyim olarak konumlandırdı.

The Eames Houses, Charles ve Ray Eames’in konut projelerini ilk kez bu ölçekte bir araya getirirken, @eamesoffice ile @kettal iş birliğiyle geliştirilen Eames Pavilion System’i tam ölçekli sunarak Eames’lerin modüler, esnek ve insan ölçeğine duyarlı yaşam fikrini görünür kıldı.

@prada Home, @theastergates küratörlüğündeki ‘Chawan Cabinet’ ile Japon çay kasesi geleneğini güncel üretimle buluşturarak ritüel, zanaat ve gündelik yaşam arasında süreklilik kurdu.

@chloe, @chemena Kamali yönetiminde Christian Adam’ın 1970 tarihli Tomato Chair’ini @poltronova iş birliğiyle yeniden üretti. Dört renkte ve sipariş üzerine hazırlanan parça, 70’lerin radikal tasarım enerjisini Chloé’nin bohem diliyle buluşturdu.

@toyo_ito_architects ile @fondationcartier iş birliğindeki ‘Andrea Branzi: Continuous Present’, @andrea_branzi’nin Archizoom’dan Memphis’e uzanan pratiğini ilişkiler, sistemler ve süreklilik fikri etrafında yeniden okudu.


3
2 weeks ago

Milano’da en çok akılda kalanları derledik: Milano Design Week 2026’da tasarım, ürünlerden çok atmosferler ve karşılaşmalar üzerinden konuşuldu; ritüelden yapay zekâya uzanan hatta anlam üretme biçimini yeniden kurdu.

Kapakta: @linaghotmeh, ‘Metamorphosis in Motion’ ile Palazzo Litta’nın barok avlusunu rotasız bir peyzaja çevirerek izleyiciyi yönlendirmek yerine yavaşlatan bir mekan önerdi.

Özbekistan Pavyonu’ndaki ‘When Apricots Blossom’, tekstil, yemek ve barınma temaları üzerinden zanaatı ekoloji ve kolektif hafızayla birlikte çalışan canlı bir sistem olarak yeniden kurguladı.

@demna’nın küratörlüğündeki ‘Gucci Memoria’, @gucci’nin 105 yıllık arşivini goblenler üzerinden kurgulayarak geçmişi sahnelenmiş ve katmanlı bir hafıza alanı olarak ele aldı.

@aesop, ‘The Factory of Light’ ile ışığı yalnızca aydınlatma değil, mekanı kuran ve üretim sürecini görünür kılan temel bir malzeme olarak ele aldı.

‘Reference Library’, @jilsander x @apartamentomagazine’in davet ettiği yazarlar, mimarlar ve yaratıcı profesyonellerin seçtiği 60 kitapla, farklı disiplinlerin önerilerinden oluşan kolektif bir kütüphane kurdu ve okumayı yavaş ve fiziksel bir deneyim olarak konumlandırdı.

The Eames Houses, Charles ve Ray Eames’in konut projelerini ilk kez bu ölçekte bir araya getirirken, @eamesoffice ile @kettal iş birliğiyle geliştirilen Eames Pavilion System’i tam ölçekli sunarak Eames’lerin modüler, esnek ve insan ölçeğine duyarlı yaşam fikrini görünür kıldı.

@prada Home, @theastergates küratörlüğündeki ‘Chawan Cabinet’ ile Japon çay kasesi geleneğini güncel üretimle buluşturarak ritüel, zanaat ve gündelik yaşam arasında süreklilik kurdu.

@chloe, @chemena Kamali yönetiminde Christian Adam’ın 1970 tarihli Tomato Chair’ini @poltronova iş birliğiyle yeniden üretti. Dört renkte ve sipariş üzerine hazırlanan parça, 70’lerin radikal tasarım enerjisini Chloé’nin bohem diliyle buluşturdu.

@toyo_ito_architects ile @fondationcartier iş birliğindeki ‘Andrea Branzi: Continuous Present’, @andrea_branzi’nin Archizoom’dan Memphis’e uzanan pratiğini ilişkiler, sistemler ve süreklilik fikri etrafında yeniden okudu.


3
2 weeks ago

Milano’da en çok akılda kalanları derledik: Milano Design Week 2026’da tasarım, ürünlerden çok atmosferler ve karşılaşmalar üzerinden konuşuldu; ritüelden yapay zekâya uzanan hatta anlam üretme biçimini yeniden kurdu.

Kapakta: @linaghotmeh, ‘Metamorphosis in Motion’ ile Palazzo Litta’nın barok avlusunu rotasız bir peyzaja çevirerek izleyiciyi yönlendirmek yerine yavaşlatan bir mekan önerdi.

Özbekistan Pavyonu’ndaki ‘When Apricots Blossom’, tekstil, yemek ve barınma temaları üzerinden zanaatı ekoloji ve kolektif hafızayla birlikte çalışan canlı bir sistem olarak yeniden kurguladı.

@demna’nın küratörlüğündeki ‘Gucci Memoria’, @gucci’nin 105 yıllık arşivini goblenler üzerinden kurgulayarak geçmişi sahnelenmiş ve katmanlı bir hafıza alanı olarak ele aldı.

@aesop, ‘The Factory of Light’ ile ışığı yalnızca aydınlatma değil, mekanı kuran ve üretim sürecini görünür kılan temel bir malzeme olarak ele aldı.

‘Reference Library’, @jilsander x @apartamentomagazine’in davet ettiği yazarlar, mimarlar ve yaratıcı profesyonellerin seçtiği 60 kitapla, farklı disiplinlerin önerilerinden oluşan kolektif bir kütüphane kurdu ve okumayı yavaş ve fiziksel bir deneyim olarak konumlandırdı.

The Eames Houses, Charles ve Ray Eames’in konut projelerini ilk kez bu ölçekte bir araya getirirken, @eamesoffice ile @kettal iş birliğiyle geliştirilen Eames Pavilion System’i tam ölçekli sunarak Eames’lerin modüler, esnek ve insan ölçeğine duyarlı yaşam fikrini görünür kıldı.

@prada Home, @theastergates küratörlüğündeki ‘Chawan Cabinet’ ile Japon çay kasesi geleneğini güncel üretimle buluşturarak ritüel, zanaat ve gündelik yaşam arasında süreklilik kurdu.

@chloe, @chemena Kamali yönetiminde Christian Adam’ın 1970 tarihli Tomato Chair’ini @poltronova iş birliğiyle yeniden üretti. Dört renkte ve sipariş üzerine hazırlanan parça, 70’lerin radikal tasarım enerjisini Chloé’nin bohem diliyle buluşturdu.

@toyo_ito_architects ile @fondationcartier iş birliğindeki ‘Andrea Branzi: Continuous Present’, @andrea_branzi’nin Archizoom’dan Memphis’e uzanan pratiğini ilişkiler, sistemler ve süreklilik fikri etrafında yeniden okudu.


3
2 weeks ago

Şehir kırmızıya bürünüyor. Sokaklar kırmızı güller ve kitaplarla doluyor.

Sant Jordi günü, Barcelona için kamusal alanın kültürle en görünür buluşmalarından biri. Sokaklara kurulan kitap stantları, yayınevleri ve bağımsız kitapçılar şehri açık bir okuma alanına çevirirken, binalar güllerle süsleniyor.

Efsaneye göre Sant Jordi, şehri tehdit eden ejderhayı yenerek halkı kurtaran bir şövalye. Ejderhanın kanından kırmızı bir gülün filizlendiği anlatılıyor. Bu nedenle gül, bugün cesaret ve sevgiyle birlikte anılan bir sembole dönüşüyor; kitap ise geleneğin modern katmanı olarak bu güne ekleniyor.

Bu dönemde en çok öne çıkan yapılardan biri Antoni Gaudí’nin tasarladığı Casa Batlló. Organik form diliyle yaşayan bir yüzey gibi tasarlanan yapı, seramik mozaik kaplamaları ve dalgalı cephesiyle her yıl Sant Jordi atmosferinin parçası haline geliyor. Cephe, kırmızı güllerle kaplanıyor. Güller mimari formu takip ederek tek tek yerleştiriliyor; yapı, hem Gaudí’nin doğadan ilham alan tasarım dilini hem de Sant Jordi’nin sembolik hikâyesini aynı yüzeyde buluşturan güçlü bir görsel anlatıya dönüşüyor.


300
1
2 weeks ago

Şehir kırmızıya bürünüyor. Sokaklar kırmızı güller ve kitaplarla doluyor.

Sant Jordi günü, Barcelona için kamusal alanın kültürle en görünür buluşmalarından biri. Sokaklara kurulan kitap stantları, yayınevleri ve bağımsız kitapçılar şehri açık bir okuma alanına çevirirken, binalar güllerle süsleniyor.

Efsaneye göre Sant Jordi, şehri tehdit eden ejderhayı yenerek halkı kurtaran bir şövalye. Ejderhanın kanından kırmızı bir gülün filizlendiği anlatılıyor. Bu nedenle gül, bugün cesaret ve sevgiyle birlikte anılan bir sembole dönüşüyor; kitap ise geleneğin modern katmanı olarak bu güne ekleniyor.

Bu dönemde en çok öne çıkan yapılardan biri Antoni Gaudí’nin tasarladığı Casa Batlló. Organik form diliyle yaşayan bir yüzey gibi tasarlanan yapı, seramik mozaik kaplamaları ve dalgalı cephesiyle her yıl Sant Jordi atmosferinin parçası haline geliyor. Cephe, kırmızı güllerle kaplanıyor. Güller mimari formu takip ederek tek tek yerleştiriliyor; yapı, hem Gaudí’nin doğadan ilham alan tasarım dilini hem de Sant Jordi’nin sembolik hikâyesini aynı yüzeyde buluşturan güçlü bir görsel anlatıya dönüşüyor.


300
1
2 weeks ago

Şehir kırmızıya bürünüyor. Sokaklar kırmızı güller ve kitaplarla doluyor.

Sant Jordi günü, Barcelona için kamusal alanın kültürle en görünür buluşmalarından biri. Sokaklara kurulan kitap stantları, yayınevleri ve bağımsız kitapçılar şehri açık bir okuma alanına çevirirken, binalar güllerle süsleniyor.

Efsaneye göre Sant Jordi, şehri tehdit eden ejderhayı yenerek halkı kurtaran bir şövalye. Ejderhanın kanından kırmızı bir gülün filizlendiği anlatılıyor. Bu nedenle gül, bugün cesaret ve sevgiyle birlikte anılan bir sembole dönüşüyor; kitap ise geleneğin modern katmanı olarak bu güne ekleniyor.

Bu dönemde en çok öne çıkan yapılardan biri Antoni Gaudí’nin tasarladığı Casa Batlló. Organik form diliyle yaşayan bir yüzey gibi tasarlanan yapı, seramik mozaik kaplamaları ve dalgalı cephesiyle her yıl Sant Jordi atmosferinin parçası haline geliyor. Cephe, kırmızı güllerle kaplanıyor. Güller mimari formu takip ederek tek tek yerleştiriliyor; yapı, hem Gaudí’nin doğadan ilham alan tasarım dilini hem de Sant Jordi’nin sembolik hikâyesini aynı yüzeyde buluşturan güçlü bir görsel anlatıya dönüşüyor.


300
1
2 weeks ago

Şehir kırmızıya bürünüyor. Sokaklar kırmızı güller ve kitaplarla doluyor.

Sant Jordi günü, Barcelona için kamusal alanın kültürle en görünür buluşmalarından biri. Sokaklara kurulan kitap stantları, yayınevleri ve bağımsız kitapçılar şehri açık bir okuma alanına çevirirken, binalar güllerle süsleniyor.

Efsaneye göre Sant Jordi, şehri tehdit eden ejderhayı yenerek halkı kurtaran bir şövalye. Ejderhanın kanından kırmızı bir gülün filizlendiği anlatılıyor. Bu nedenle gül, bugün cesaret ve sevgiyle birlikte anılan bir sembole dönüşüyor; kitap ise geleneğin modern katmanı olarak bu güne ekleniyor.

Bu dönemde en çok öne çıkan yapılardan biri Antoni Gaudí’nin tasarladığı Casa Batlló. Organik form diliyle yaşayan bir yüzey gibi tasarlanan yapı, seramik mozaik kaplamaları ve dalgalı cephesiyle her yıl Sant Jordi atmosferinin parçası haline geliyor. Cephe, kırmızı güllerle kaplanıyor. Güller mimari formu takip ederek tek tek yerleştiriliyor; yapı, hem Gaudí’nin doğadan ilham alan tasarım dilini hem de Sant Jordi’nin sembolik hikâyesini aynı yüzeyde buluşturan güçlü bir görsel anlatıya dönüşüyor.


300
1
2 weeks ago

Şehir kırmızıya bürünüyor. Sokaklar kırmızı güller ve kitaplarla doluyor.

Sant Jordi günü, Barcelona için kamusal alanın kültürle en görünür buluşmalarından biri. Sokaklara kurulan kitap stantları, yayınevleri ve bağımsız kitapçılar şehri açık bir okuma alanına çevirirken, binalar güllerle süsleniyor.

Efsaneye göre Sant Jordi, şehri tehdit eden ejderhayı yenerek halkı kurtaran bir şövalye. Ejderhanın kanından kırmızı bir gülün filizlendiği anlatılıyor. Bu nedenle gül, bugün cesaret ve sevgiyle birlikte anılan bir sembole dönüşüyor; kitap ise geleneğin modern katmanı olarak bu güne ekleniyor.

Bu dönemde en çok öne çıkan yapılardan biri Antoni Gaudí’nin tasarladığı Casa Batlló. Organik form diliyle yaşayan bir yüzey gibi tasarlanan yapı, seramik mozaik kaplamaları ve dalgalı cephesiyle her yıl Sant Jordi atmosferinin parçası haline geliyor. Cephe, kırmızı güllerle kaplanıyor. Güller mimari formu takip ederek tek tek yerleştiriliyor; yapı, hem Gaudí’nin doğadan ilham alan tasarım dilini hem de Sant Jordi’nin sembolik hikâyesini aynı yüzeyde buluşturan güçlü bir görsel anlatıya dönüşüyor.


300
1
2 weeks ago

Şehir kırmızıya bürünüyor. Sokaklar kırmızı güller ve kitaplarla doluyor.

Sant Jordi günü, Barcelona için kamusal alanın kültürle en görünür buluşmalarından biri. Sokaklara kurulan kitap stantları, yayınevleri ve bağımsız kitapçılar şehri açık bir okuma alanına çevirirken, binalar güllerle süsleniyor.

Efsaneye göre Sant Jordi, şehri tehdit eden ejderhayı yenerek halkı kurtaran bir şövalye. Ejderhanın kanından kırmızı bir gülün filizlendiği anlatılıyor. Bu nedenle gül, bugün cesaret ve sevgiyle birlikte anılan bir sembole dönüşüyor; kitap ise geleneğin modern katmanı olarak bu güne ekleniyor.

Bu dönemde en çok öne çıkan yapılardan biri Antoni Gaudí’nin tasarladığı Casa Batlló. Organik form diliyle yaşayan bir yüzey gibi tasarlanan yapı, seramik mozaik kaplamaları ve dalgalı cephesiyle her yıl Sant Jordi atmosferinin parçası haline geliyor. Cephe, kırmızı güllerle kaplanıyor. Güller mimari formu takip ederek tek tek yerleştiriliyor; yapı, hem Gaudí’nin doğadan ilham alan tasarım dilini hem de Sant Jordi’nin sembolik hikâyesini aynı yüzeyde buluşturan güçlü bir görsel anlatıya dönüşüyor.


300
1
2 weeks ago

Şehir kırmızıya bürünüyor. Sokaklar kırmızı güller ve kitaplarla doluyor.

Sant Jordi günü, Barcelona için kamusal alanın kültürle en görünür buluşmalarından biri. Sokaklara kurulan kitap stantları, yayınevleri ve bağımsız kitapçılar şehri açık bir okuma alanına çevirirken, binalar güllerle süsleniyor.

Efsaneye göre Sant Jordi, şehri tehdit eden ejderhayı yenerek halkı kurtaran bir şövalye. Ejderhanın kanından kırmızı bir gülün filizlendiği anlatılıyor. Bu nedenle gül, bugün cesaret ve sevgiyle birlikte anılan bir sembole dönüşüyor; kitap ise geleneğin modern katmanı olarak bu güne ekleniyor.

Bu dönemde en çok öne çıkan yapılardan biri Antoni Gaudí’nin tasarladığı Casa Batlló. Organik form diliyle yaşayan bir yüzey gibi tasarlanan yapı, seramik mozaik kaplamaları ve dalgalı cephesiyle her yıl Sant Jordi atmosferinin parçası haline geliyor. Cephe, kırmızı güllerle kaplanıyor. Güller mimari formu takip ederek tek tek yerleştiriliyor; yapı, hem Gaudí’nin doğadan ilham alan tasarım dilini hem de Sant Jordi’nin sembolik hikâyesini aynı yüzeyde buluşturan güçlü bir görsel anlatıya dönüşüyor.


300
1
2 weeks ago

Şehir kırmızıya bürünüyor. Sokaklar kırmızı güller ve kitaplarla doluyor.

Sant Jordi günü, Barcelona için kamusal alanın kültürle en görünür buluşmalarından biri. Sokaklara kurulan kitap stantları, yayınevleri ve bağımsız kitapçılar şehri açık bir okuma alanına çevirirken, binalar güllerle süsleniyor.

Efsaneye göre Sant Jordi, şehri tehdit eden ejderhayı yenerek halkı kurtaran bir şövalye. Ejderhanın kanından kırmızı bir gülün filizlendiği anlatılıyor. Bu nedenle gül, bugün cesaret ve sevgiyle birlikte anılan bir sembole dönüşüyor; kitap ise geleneğin modern katmanı olarak bu güne ekleniyor.

Bu dönemde en çok öne çıkan yapılardan biri Antoni Gaudí’nin tasarladığı Casa Batlló. Organik form diliyle yaşayan bir yüzey gibi tasarlanan yapı, seramik mozaik kaplamaları ve dalgalı cephesiyle her yıl Sant Jordi atmosferinin parçası haline geliyor. Cephe, kırmızı güllerle kaplanıyor. Güller mimari formu takip ederek tek tek yerleştiriliyor; yapı, hem Gaudí’nin doğadan ilham alan tasarım dilini hem de Sant Jordi’nin sembolik hikâyesini aynı yüzeyde buluşturan güçlü bir görsel anlatıya dönüşüyor.


300
1
2 weeks ago


Story Save - Best free tool for saving Stories, Reels, Photos, Videos, Highlights, IGTV to your phone.

Story-save.com is an intuitive online tool that enables users to download and save a variety of content, including stories, photos, videos, and IGTV materials, directly from Instagram. With Story-Save, you can not only easily download diverse content from Instagram but also view it at your convenience, even without internet access. This tool is perfect for those moments when you come across something interesting on Instagram and want to save it for later viewing. Use Story-Save to ensure you don't miss the chance to take your favorite Instagram moments with you!

Our advantages:

No Need to Register

Avoid app downloads and sign-ups, store stories on the web.

Exclusive High-Quality

Stories Say goodbye to poor-quality content, preserve only high-resolution Stories.

Accessible on All

Devices Download Instagram Stories using any browser, iPhone, Android.

Completely Free to Use

Absolutely no fees. Download any Story at no cost.

Frequently Asked Questions

The Instagram Stories Download feature is designed to provide a secure and high-quality method for downloading Instagram stories. It's user-friendly and doesn't require users to register or sign up. Simply copy the link, paste it, and enjoy the content.
Downloading Instagram stories is a simple process that involves three steps:
  • 1. Go to the Instagram Story Downloader tool.
  • 2. Next, type the username of the Instagram profile into the provided field and click on the Download button.
  • 3. You'll then see all the Stories that are available for the current 24-hour period. Select the ones you want and hit Download.
The selected story will be swiftly saved to your device's local storage.
Unfortunately, it is not possible to download stories from private accounts due to privacy restrictions.
There is no limit to the number of times you can use the Instagram story download service. It's available for unlimited use and is completely free.
Yes, it is legal to download and save Instagram Stories from other users, provided they are not used for commercial purposes. If you intend to use them commercially, you must obtain permission from the original content owner and credit them each time the story is used.
All downloaded stories are typically saved in the Downloads folder on your computer, whether you're using Windows, Mac, or iOS. For mobile devices, the stories are saved in the phone's storage and should also appear in your Gallery app immediately after download.